Keşide ile lehtar arasındaki -«ödeme» «bedelsizlik» gibi- kişisel defilerin -vadeden önceki ciro ile senedi elinde bulunduran- iyiniyetli hamillere ileri sürülemiyeceği—
«Senette tahrifat yapılmış olduğu»na dair iddianın, yöntemince (ve grafoloji uzmanı olan kişiler bilirkişi olarak görevlendirilerek) araştırılması gerekeceği—
«Borca itiraz»ın incelendiği icra mahkemesindeki duruşmada tanık dinlenemeyeceği—
Borçlunun «borca itiraz»nı yanlış kişiye karşı yapmış olması halinde, icra mahkemesince bu hususun doğrudan doğruya gözetilerek «husumet yönünden itirazın reddine» karar verilmesi gerekeceği—
Karşılıksız çeke dayalı takiplerde, takip konusu borcun, «karşılıksız çek düzenleme» suçuna ilişkin ceza davasına bakan asliye ceza mahkemesinin kararı ile bankaya bloke edilmiş olması halinde, bu paranın alacaklıya müracatında verilebilip verilemeyeceğine göre, borçlunun «borca itirazı »nda haklı olup olmadığının saptanacağı—
Vadeden (protestodan) sonra yapılan ciro, alacağın temliki sonuçlarını doğurduğundan [TTK. 602/1; şimdi; Yeni TTK. mad. 690/(1)] keşideci ile lehtar arasındaki ilişkiden doğan -«ödeme» gibi- kişisel def’ilerin, iyiniyetli hamile (takip alacaklısına) da ileri sürülebileceği—
Borca yönelik itirazlarım İİK. 169/a’da yazılı nitelikte, bir belge ile kanıtlayamayan borçlunun itirazının reddi gerekeceği—
Senet arkasına yazılan ve «kalan borcun miktarını» veya «borcun kısmen tamamen ödendiğini» belirten yazının -altında alacaklının imzası bulunmasa bile- alacaklıyı bağlayacağı—
Takip konusu çekin düzeltme tarihinde yapılan değişiklik yanında yer alan parafın borçlu -şirket yetkilisine ait olmadığının ileri sürülmesi halinde, bu hususun yöntemince araştırılması gerekeceği—
Borca (ve imzaya) itiraz’ların incelenmeleri yasa gereği duruşma açılarak yapılması zorunlu olduğundan, tarafların duruşmaya gelmemeleri halinde HUMK. 409’a (şimdi; HMK. 150'ye) göre karar verilmesi gerekeceği—
