Takibe konu bonodaki ciranta imzasının muteriz borçlu şirket yetkilisine ait olduğuna dair kesin kanaat bildiren rapor doğrultusunda imzaya itirazın reddi ile itiraz dilekçesindeki borca itirazların incelenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Takibe konu bonodaki imzaların muteriz borçlulara ait olduğuna dair kesin kanaat bildiren rapor doğrultusunda imzaya itirazlarının reddi ile itiraz dilekçesindeki borca itirazlarının incelenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Davacı borçlunun dava dilekçesindeki taleplerinin imzaya, borca ve faize itiraza ilişkin olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen ilk hükümde faize ilişkin alınan bilirkişi raporu doğrultusunda faizin düzeltilerek davanın kısmen kabulü şeklinde karar verildiği, bozma sonrası ise bozmaya uyularak yapılan yargılama ile kurulan hükümde sadece imzaya itiraza ilişkin değerlendirme yapıldığının görüldüğü ve bu durumun usule aykırı olduğu, taleplerin karşılanmayarak infazda karışıklığa neden olacağı nedenlerine dayanılarak verilen kararın bozulması gerektiği-
Mahkemece gider avansının eksik olduğunun anlaşılması halinde, tamamlattırılması için HMK'nın 120/2. maddesi gereğince verilecek iki haftalık kesin süre ile birlikte, gider avansı net olarak belirlenmeli ve tarafa, avansın yatırılmamasının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılması gerekeceği, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmezse, ancak o takdirde davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesi gerekeceği- Mahkemece, 1.450,00 TL gider avansının iki haftalık kesin sürede mahkeme veznesine yatırılması ihtarını içeren 14.05.2024 tarihli ara karar 19.05.2024 tarihinde borçlu ........... vekili sıfatıyla Av. ..............'e tebliğ edilerek verilen kesin sürede gider avansı eksikliğinin tamamlanmadığı gerekçesi ile sonuca gidilmiş ise de; adı geçen avukatın dosyada vekil tayin edildiğini gösterir bir vekaletname veya usulünce onaylanmış bir yetki belgesi olmadığı, bu haliyle vekil sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan tebliğ işleminin ve verilen kesin sürenin hukuki sonuç doğurmayacağının kabulü gerekeceği-
Takip dosyasına yatırılan paranın imza itiraz davasında İİK'nın 170/2. maddesi gereğince dava sonuna kadar(itirazının esası hakkındaki kararına kadar) takibin geçici olarak durdurulmasına yönelik teminat olarak yatırılan para olduğu, icra mahkemesi kararlarının infazı için kesinleşmesinin gerekmediği, takibe yönelik itiraz üzerine 08.02.2023 tarihli imza itirazının reddine dair esas kararla birlikte ayrıca tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin karara gerek olmaksızın tedbirin kalktığı ve tazminat vesairin bu teminattan karşılanacağına dair yasal bir prosedür bulunmadığına göre, icra müdürlüğünce yasal dayanağı olmayan gerekçelerle borçlu vekilinin teminatın iadesi talebinin reddine dair kararı isabetsiz olduğu-
Senedin, her iki şirketin de yetkilisi olan kişi tarafından senet metnini kapsayacak şekilde imzalandığı- Sorumluluk için şirketin temsilcisi tarafından atılan imzanın, şirketin unvanı ya da kaşesi üzerinde bulunmasının zorunlu olmadığı- Senedi düzenleyenin şirket olduğunun ve bu senetten dolayı sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerektiği-
İİK'nın 170/3. maddesi uyarınca, imza itirazı reddedilen borçlunun tazminatla sorumlu tutulabilmesi ve aleyhine para cezasına hükmedilebilmesi için, icra mahkemesince yapılacak imza incelemesi sonucu imzanın borçluya ait olduğunun anlaşılması ve takibin ikinci fıkraya göre geçici olarak durdurulmuş olması gerekeceği-
Alacaklının takip dosyasına konu olan alacağına ilişkin olarak genel mahkemede açtığı alacak davası kabul edildiği ve bu karar kesinleştiğine göre, alacaklının senetleri takibe koymasında kötü niyetli veya ağır kusurlu bulunduğu kabul edilemeyeceği- Yine genel mahkemede açılan bu alacak davası kabul edildiğine göre yukarıda belirtilen yasal düzenleme uyarınca alacaklı aleyhine hükmedilen para cezasının kaldırılması gerekeceği- Bu durumda alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Bilirkişi raporlarındaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden ehil bilirkişilerden oluşacak bir heyetten kuşkudan uzak, Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borca itiraz sonucunda, haksız çıkan taraf hakkında tazminata hükmedilmesi gerekeceği-
