Taşınır mala ilişkin finansal kiralama sözleşmesinin, kiracının ikametgahı noterliğinde bu iş için tutulan özel sicile tescil edilip edilmediğinin re’sen araştırılacağı-
Elektrik tüketim bedelinden abonman ile birlikte elektriği kullananın da müteselsilen sorumlu olduğu-
İş bedelinin önceden kararlaştırılmaması halinde Borçlar Kanunu 366. maddesi uyarınca işin bedelinin işin yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçleri göz önünde bulundurularak hesap edilmesi gerektiği – Davacının kabul ettiği avans ödemelerinin mahsupta göz önünde bulundurulması gerekeceği-
DSİ birim fiyat tarifeleri ve eki, sözleşmenin ekleri arasında sayıldığından sözleşme hükmünde olduğu-
Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı, müterafik kusur nedeniyle zarardan tamamen sarfınazar etmek istisnai bir durum olup, söz konusu davada tazminatı tamamen kaldırmanın uygulama yeri bulunmamadığı, tarafların kusur durumu dikkate alınıp, uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekeceği-
Basının manevi tazminat sorumluluğunun doğmasının, Borçlar Kanunu’nun 49. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olmasına bağlı olduğu - Önemle vurgulanmalıdır ki, yayımlanmasında kamu yararı bulunan, gerçek ve güncel bir haberin veya eleştirinin, özle biçim arasında denge kurulmak suretiyle verildiği durumlarda, manevi tazminat sorumluluğunun temel öğesi olan “hukuka aykırılık” gerçekleşmeyeceğinden, basının sorumluluğunun da söz konusu olamayacağı-
Sözleşme anında tapulu sayılan bir taşınmazı geçerli bir satış sözleşmesi ile davalıya satıp teslim eden davacı, bu sözleşmenin geçersizliğine dayanarak taşınmazın kendisine iadesini isteyemeyeceği-
Görevinden mecburi hizmet süresi dolmadan istifa ederek ayrılan araştırma görevlisinin taahhüt ettiği yüklenme senedinde harcama kalemleri arasında açıkça yer verilmeyen giderlerden sorumlu tutulmalarına olanak bulunmadığı-
Ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlığın bulunması halinde yapılan ödemenin makbuz niteliğinde kabul edilmesi gerekeceği, bu durumun ödemenin yapıldığı tarih göz önünde tutularak hak sahiplerinin gerçek zararının uzman bilirkişiler aracılığıyla saptanmasıyla belirleneceği-
Haksız fiilde zamanaşımı süresinin başlaması için zarar görenin; hem zararı, hem de failini öğrenmesi gerektiği, sadece birini öğrenmesinin zamanaşımı süresinin işlemesi için yeterli olmadığı-
