Taşınmaza ait tapuların çakışması durumunda iyiniyetin korunmayacağı-
Davanın, öncesi mera olan dava konusu taşınmazın 2981 sayılı Yasa’nın 10/c maddesine dayanılarak davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile mera olarak özel siciline tesciline istemine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın evveliyatının tapulama sırasında mera olarak sınırlandırılmadığı ve tescil harici bırakıldığı, tescil harici bırakılan ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların 2981 sayılı Yasa’nın 10/c maddesi kapsamında bulunan yerlerden olduğu ve dava konusu taşınmazın da usulüne uygun idari bir işlemle İl Özel İdaresi adına tescil edildiği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekeceği-
Kazanılmış hakkın olduğu gözetilerek TMK.nun 713/2. maddesi bakımından dosya incelendiğinde; davanın TMK.nun 713/2 maddesinde yazılı ölüm sebebine dayanılarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olduğu, mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde toplanan delillerin değerlendirilmesi, nizalı-davalıya satış tarihine kadar hukuki kıymetini yitirdiği iddia edilen paylar tapuda satın alındığına göre davalının TMK.nun 1023. ve 1024. maddelerine göre durumunun tartışılmasının, ondan sonra oluşacak sonuç ve dosya kapsamına göre davanın esası bakımından bir karar verilmesinin gerekeceği-
Taşınmazların Kadılar Köyü idari sınırları içerisinde olduğu, gerek kısıtlının gerekse ikinci el durumunda bulunan davalılardan birinin aynı köyde ikamet ettikleri; buna göre, gerek nüfus yoğunluğu ve gerekse sosyal bakımdan köy gibi dar bir muhitte yaşayan kişilerin birbirlerini yakından tanımaları mümkün olup, hele hele aynı köy içerisinde yaşanıldığı halde bir kimsenin hukuki ehliyeti haiz olmadığını bilmemek olanaksız olduğundan davalının kısıtlının hukuki ehliyetsizliğini Türk Medeni Kanununun 1024. maddesi hükmü uyarınca bilen ve bilmesi gerekli konumda bulunan kişi olduğu-
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme neticesinde davacıların murise ait çekişme konusu taşınmazların sahte işlemlerle intikalini sağlandığı ve son kayıt maliklerinin TMK nun 1023. maddesinin koruyuculuğunda oldukları belirlenmek suretiyle tapu iptal ve tescil isteğinin reddine ve çekişme konusu edilen parseller bakımından tazminata karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik olmadığı-
İkinci el konumunda olan davalının, kural olarak Türk Medeni Kanununun 1023.maddesi uyarınca iyiniyet ilkesinin koruması altında olduğu- Mahkemece öncelikle hasımlı veraset belgesinin alınmasına yönelik davanın sonucunun beklenmesi, davacıların taraf sıfatı belirlendikten sonra karar verilmesi gerektiği-
Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre, dava konusu taşınmazların devrine dayanak sağlayan vekaletteki imzanın davacının eli ürünü olmadığının bildirildiği yani sahte vekalet düzenlendiği- Sahtecilik iddiasının sabit olduğu, ilk el konumunda bulunmasından ötürü davalı Ş.'ın T.M.K. 23'ün koruyuculuğundan yararlanamayacağı, diğer davalı A.'nin de, Ş.'ın yakın akrabası olması yani durumu bilen ve bilmesi gereken konumunda bulunduğunu ve T.M.K. 1024 kapsamında iyiniyetli sayılamayacağından davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiği-
Kayıt maliki davalının mahkemeden araştırılıp incelenmesini istediği konuların mahkemece dikkate alınıp incelenmediği- Davacı şirketin çekişmeli taşınmazları satın alır iken davalı ile yapılan sözleşmeden haberdar olup olmadığı, araştırılmadığı gibi davacının hakkını kötüye kullanıp kullanmadığı ve davalıyı zarara uğratma kastı ile hareket edip etmediği yönünde değerlendirme ve araştırma da yapılmadığından, eksik araştırma ve incelemeden dolayı karar vermeye elverişli olmadığı-
Üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması gerektiği- mahkemece, öncelikle temlikte kullanılan vekaletname suretin getirtilerek dosya arasına alınması, ondan sonra vekalet görevinin kötüye kullanıp kullanılmadığının araştırılması yerinde keşif yapılarak çekişme konusu payın akit tarihlerindeki gerçek değerinin belirlenmesi, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı belirlenir ise davalı A.'nın ediniminde iyiniyetli olup olmadığının araştırılması, bu konuda tarafların gösterdikleri ve gösterecekleri tüm delillerin eksiksiz toplanması ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği-
Tapu siciline iyiniyetle güvenerek ayni hak kazananların bu kazanımlarının korunacağı iyiniyetin tespitinde yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı kişilerin devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta şeklen iyi niyetli gözükeni değil gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiği-
