Davanın anılan kooperatife de yöneltilmesi gerektiğinden, kooperatifin sicilden terkin edilmiş olması halinde ihyasının sağlanarak, sonrasında kooperatif aleyhine dava açması için davacıya süre verilmesi, açtığında davanın işbu dava ile birleştirilmesi, kooperatifin varsa delillerinin de değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İyi niyetin amacının iyi niyetli gözükeni değil gerçekten iyi niyetli olan kişiyi korumak olduğu bu hususların daima göz önünde tutulması bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesinin ve değerlendirilmesinin gerekeceği, kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden nazara alınacağı-
İyi niyetin amacının iyi niyetli gözükeni değil gerçekten iyi niyetli olan kişiyi korumak olduğu, bu hususların daima göz önünde tutulması bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesinin ve değerlendirilmesinin gerekeceği, kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden nazara alınacağı-
Gerek vekalet akdinin düzenlendiği tarih, gerekse temlik tarihinde davacının hukuki tasarruf yetkisinin bulunmadığının belgelendiği, ehliyetsiz kişinin yaptığı tasarrufun geçerlilik taşımayacağı, ancak ikinci el konumundaki davalının iyiniyetli olması halinde edinimlerinin korunacağı, bu durumda davalının iyiniyetli olup olmadığının saptanması gerekeceği-
Tapu siciline güvenerek iyiniyetle ayni hak kazanımında tapulu taşınmazların intikallerinde huzur ve güveni koruma toplum düzenini sağlama uğruna bu iyiniyetin kanıtı için tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekeceği-
Tapu iptali ve tescil davalarında gerek dolu pafta sistemi ve gerekse doğru sicil oluşturma ilkesi uyarınca hakimin kararıyla doğru sicil oluşturmak zorunda olduğu-
Davalının çekişmeli payı ifraz ve tevhit işlemleri sırasında edinmediği, ifraz ve tevhit işleminin yapıldıktan 8 yıl sonra satın alma suretiyle edindiği ve ikinci el konumunda olduğu açıkça anlaşıldığından, TMK.'nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacağının tartışılması gerektiği-
Tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemiyle 16.000 TL değer gösterilerek açılan davada, keşifte belirlenen bedel üzerinden 262,35 TL tamamlama harcı alınmış fakat hüküm kurulurken sadece peşin harcın alındığı gözetilmeksizin, harçtan mahsup edilip tamamlama harcının mahsup edilmemesinin isabetsiz olduğu-
Toplanan delillere göre, miras bırakanın satışa ihtiyacı olmadığı, çok sayıda taşınmazını satmasını gerektirir ihtiyacının ortaya konulmadığı gibi, taşınmazların daha sonraki temlike rağmen dava dışı torun ve babası tarafından kullanıldığının ifade edildiği, bu durumda dava dışı kişiye çekişme konusu taşınmazların temlikinin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu sonucuna ulaşıldığı-
Tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespitinin önem taşıdığı- Ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada, şeklen iyi niyetli gözükenin değil, gerçekten iyiniyetli olan kişinin korunması gerektiği-
