Tapu siciline güvenerek iyiniyetle ayni hak kazanımında tapu iptali ve tescil davasıyla bağlantılı ceza davası varsa iyiniyet ispatı için her iki davadaki delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği-
Sicil kaydından sicillerin aleniliği ve güvenirliliği prensiplerine dayanarak edinen iyiniyetli iktisap eden yani ikinci el konumunda bulunan kişinin iktisabının korunacağı-
Tapu siciline iyiniyetle güvenerek ayni hak kazanımında kazananın iyiniyetli olup olmadığının belirlenebilmesi için ceza yargılamalarında belirlenen olgular ile mahkemece toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesinin zorunlu olduğu-
Mahkemece tapu iptali ve tescil isteminin arsa maliki ve yüklenici arasında yapılan eser sözleşmeleri ile ileriye etkili fesih sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilerek, bağımsız bölümün davacı adına tescil edilip edilemeyeceğini bilirkişilerden alınacak ek rapor ile tespit ettirmenin ve sonucuna göre bir karar verilmesinin gerektiği-
İ.lı işleme dayalı tapu iptal ve tescil davası yönünden mahkemeye ibraz edilen banka dekontları, mirasbırakanlarının alacaklısı olup borca teminat olmak üzere temlik ettiğini iddia ettikleri davalıya keşide edilen ihtarname gibi belgelerin "yazılı delil başlangıcı" teşkil edip etmeyeceği yönünde gerekli araştırmanın yapılması, yazılı delil başlangıcının olduğunun kabul edilmesi halinde tanık dinlenebileceği gibi delil listesinde yemin deliline de dayanıldığının gözetilmesi ve son kayıt maliki olan birleşen davanın davalısının TMK'nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlamayacağının değerlendirilmesi gerekeceği-
Davalı, ilk el konumunda olup, sicilin dayanağı vekaletnameye istinaden satın almış olduğundan özellikle, 1939 tarih ve 11/60 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca 2. el konumunda olmayan davalının T.M.K.'nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanmasının mümkün olmadığı; yani adına oluşan kaydın, T.M.K.'nun 1025. maddesi uyarınca yolsuz tescil niteliğinde olduğu-
Hem intikale esas alınan veraset ilamı hem de davacının mirasçılığını gösteren veraset ilamı hasımsız alınmış olup, mirasçılık belgelerinin aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu gözetilerek bu konuda uyuşmazlığın hasımlı veraset ilamı alınarak açıklığa kavuşturulacağı-
Davanın, öncesi mera olan dava konusu taşınmazın 2981 sayılı Yasa’nın 10/c maddesine dayanılarak davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile mera olarak özel siciline tesciline istemine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın evveliyatının tapulama sırasında mera olarak sınırlandırılmadığı ve tescil harici bırakıldığı, tescil harici bırakılan ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların 2981 sayılı Yasa’nın 10/c maddesi kapsamında bulunan yerlerden olduğu ve dava konusu taşınmazın da usulüne uygun idari bir işlemle İl Özel İdaresi adına tescil edildiği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekeceği-
Taşınmaza ait tapuların çakışması durumunda iyiniyetin korunmayacağı-
Taşınmazların Kadılar Köyü idari sınırları içerisinde olduğu, gerek kısıtlının gerekse ikinci el durumunda bulunan davalılardan birinin aynı köyde ikamet ettikleri; buna göre, gerek nüfus yoğunluğu ve gerekse sosyal bakımdan köy gibi dar bir muhitte yaşayan kişilerin birbirlerini yakından tanımaları mümkün olup, hele hele aynı köy içerisinde yaşanıldığı halde bir kimsenin hukuki ehliyeti haiz olmadığını bilmemek olanaksız olduğundan davalının kısıtlının hukuki ehliyetsizliğini Türk Medeni Kanununun 1024. maddesi hükmü uyarınca bilen ve bilmesi gerekli konumda bulunan kişi olduğu-
