14.04.2015 tarihinde davaya konu menkuller üzerine haciz uygulanmış, davalı üçüncü kişi vekili 17.04.2015 havale tarihli dilekçe ile istihkak iddiasında bulunmuş, istihkak iddiası üzerine davacı alacaklı vekili tarafından 25.01.2016 tarihinde eldeki istihkak iddiasının reddi davasının açıldığının görüldüğü- Ne var ki icra dosyası kapsamında dava tarihine kadar süresi içinde davaya konu menkuller yönünden usulüne uygun satış talebi olmadığından, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan İİK’nin yukarıda değinilen yasa maddeleri gereğince altı aylık satış isteme süresi dolmuş olup, menkuller üzerindeki haczin kalkmış olduğu- Bu tür davaların dinlenebilmesi için, her şeyden önce hukuken geçerli bir haczin bulunması gerektiği- Bu koşulun bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında gerek ilk derece mahkemeleri gerekse Yargıtay tarafından re'sen gözetilmesi gerekeceği-
Üçüncü kişinin haczin İİK. 99 gereğince yapılması gerektiğine yönelik şikayetinin kamu düzeniyle ilgili ve süresiz şikayet niteliğinde olduğu-
Borçlu ve üçüncü kişi şirketlerde küçük paylar ile ortak olan ve borcun doğumundan önce hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan şirketlerin bu durumunun şirketler arasında pay ve yönetim anlamında organik bağın varlığına delil teşkil etmeyeceği-
Davacı alacaklı vekilince, haczedilen menkullerin borçlu şirket tarafından davalı üçüncü kişiye işlenmek ve montajı yapılmak üzere bırakıldığı iddia edildiğine ve iş bu iddası borçlu şirket vekilince de desteklendiğine göre, davalı üçüncü kişi ile borçlu şirketin ticari defter ve muhasebe kayıtları üzerinde, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olup olmadığı hususu da dikkate alınmak sureti ile inceleme yaptırılarak, davalı üçüncü kişi ile borçlu arasında öteden beri devam eden fason imalata ilişkin iş ilişkisi olup olmadığının; devam eden ticari bir ilişkileri bulunup bulunmadığının, fason imalat dolayısıyla ödeme yapılıp yapılmadığının, aynı anda başka firmalara da fason üretim yapılıp yapılmadığının saptanması; bunun yanında hacze konu mahcuzlarla ilgili olarak davalı üçüncü kişi tarafından sunulan fatura ve irsaliye belgelerinin ve bu belgelere istinaden varsa yapılan ödemelerin ticari defterlerde kaydının bulunup bulunmadığının belirlenmesi; öte yandan konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla gerektiğinde yerinde inceleme yapılmak sureti ile sunulan faturalardaki malların hacizli mallara uygunluğu saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
İstihkak davalarında, geçerli bir haczin varlığı davanın ön koşullarından biri olup; UYAP sisteminden yapılan kontrolde alacaklı vekili tarafından 10.5.2019 tarihli dilekçe ile, toplamda 95.000 TL alacağı haricen tahsil ettiklerini, bakiye alacaktan feragat ettiğini, dosyanın infazen işlemden kaldırılarak hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş olduğu anlaşılmakla, Mahkemece bu bilgilere göre; istihkak davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına-
Alacaklının İİK'nın 99. maddesine dayalı, istihkak iddiasının reddi talebine ilişkin davada anılan kanun maddesinde tazminata ilişkin düzenleme mevcut olmadığından davacı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Hacizde hazır bulunan avukatın üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunduğu; aynı adreste yapılan ikinci hacizde ise adreste dava dışı şahsın bulunduğu hacze konu işyerinin oğlu adına üçüncü kişiden devralındığını, daha önce haczedilen menkullerin mülkiyetinin de bu devirle birlikte kendilerine geçtiğini beyan ettiği, haciz mahalline sonradan gelen üçüncü kişinin “iş yerinde haciz ve muhafaza yapılmasın gerekirse parayı dosyaya yatıracağız” diyerek parayı yatırmak için süre talep ettiği ve ikinci hacizden ön gün sonra dosya borcunu takip dosyasına yatırdığı, dosya borcunun ödenmesine ilişkin üçüncü kişi beyanlarının, yatırılan paranın, muhafaza baskısına bağlı olarak, çekince kaydı ileri sürülerek yatırıldığı anlamına geleceği, belirtilen para, haciz baskısı altında ve çekince kaydıyla yatırıldığına göre, haczin söz konusu para üzerinde devam ettiği, istihkak iddiasının konusunun bu para olduğunun kabul edilmesi gerektiği-
Alacaklı vekilinin üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul etmemesi üzerine, İcra Müdürlüğü tarafından, alacaklı tarafa İİK 99. madde uyarınca usulüne uygun şekilde yedi gün içinde istihkak davası dava açması için süre verildiği- Müdürlük kararının alacaklı vekiline tebliği üzerine, alacaklı vekilinin İcra Mahkemesine başvurarak "İcra Müdürlüğünün İİK.’nın 99. maddesi uyarınca taraflarına süre verilmesi kararının kaldırılmasını" talep ettiği- Ancak şikayet başvurusu, verilen yedi günlük dava açma süresini kesmeyeceğinden, alacaklının İİK’nın 99. maddesi gereğince süresi içinde üçüncü kişinin "istihkak iddiasının reddi için" dava açması gerekirken şikayet başvurusu ile yetinildiğinden, üçüncü şahsın istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağı ve alacaklı tarafından konulmuş olan haczin kaldırılması gerekeceği-
İİK 99 uyarınca alacaklı vekiline verilen yedi günlük süre içerisinde, alacaklı vekilinin istihkak davası açmayıp icra müdürlüğünün bu kararının iptali için şikayet başvurusunda bulunmasının, yedi günlük istihkak davası açma süresini kesmeyeceği-
İİK'nin 97 ve 99.maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayete yönelik kararlar İİK mad. 363 kapsamında olmayıp, kesin nitelikte oldukları- Dava dilekçesinde ve davacı vekilinin duruşmadaki beyanlarından taleplerinin açıkça belirtildiği, herhangi bir terditli talepten bahsedilmediği bu nedenle, mahkemece sadece İİK'nin 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet hakkında bir karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği-
