Haciz mahallinde borçlu adına çok sayıda belge bulunması, delil olarak dayanılan haciz tutanaklarına göre borçlu ile üçüncü kişinin aynı adreste faaliyette bulunduklarının, borçlu şirket yetkilisinin haciz mahallinde çalıştığının mahalde bulunan güvenlik görevlisi ve diğer görevliler tarafından beyan edilmesi, haciz mahallinde hazır bulunan borçlu şirket yetkilisinin üçüncü kişi şirketin aile şirketleri olduğunu, borçlu şirket ile şirketler grubunun sahibinin kendisi olduğuna dair beyanda bulunması, hemen düzenlenmesi mümkün olmayan tekstil üretiminde uluslararası standartları gösteren ve üçüncü kişi adına düzenlenen üretim belgelerinin borçlu şirket tarafından kullanılması, alacaklı ile borçlu şirket arasındaki ticari ilişkiye dair mail çıktılarında kullanılan unvan, borçlu şirket yetkilisi ile üçüncü kişi ortağının kardeş olması, borçlu şirket yetkilisinin borcun doğumundan hemen sonra üçüncü kişi şirketten ayrılmış olması ve dosya kapsamında yer alan diğer deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde borçlu ile üçüncü kişi şirketin fikir ve eylem işbirliği içerisinde hareket ettiği, mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yaptığı anlaşıldığı-
Taşınır malı elinde bulunduran kişi onun maliki sayılır karinesinin, trafik siciline tescil edilmiş araçlar yönünden uygulanmayacağı- İcra müdürlüğünce alacaklı tarafa dava açmak üzere yedi günlük süre verilmiş ise de, ihtarat yapılmamış olduğundan icra müdürlüğünce verilen kararın hukuki sonuç doğurmaya elverişli görülmediği- İİK’nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet başvurusunun yedi günlük dava açma süresini kesmeyeceği-
Hakim tarafından “istinaf harç ve giderlerinin tamamlanması için 1 haftalık kesin süre” verilmesi ve ayrıca yazılı olarak “aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususunun bildirilmesi gerektiği-
Hacze konu mahcuzların değer tespitine yer verilmediğinden, uyuşmazlık konusu mahcuzların değerinin kesinlik sınırını geçmediğinin söylenemeyeceği- Dava konusu haciz, davacı 3. kişinin ticaret sicil adresinde yapılmış olup haciz sırasında borçlunun hazır bulunmadığı- Ticaret sicil kayıtlarına göre, davacı 3. kişi şirketin borcun doğumundan çok önce kurulduğu- Mahkemece, "bir kişinin hem borçlu hem de 3. kişi şirkette de ortak ve müdür olarak yer aldığı, bir başka kişinin de her ikisinde ortak olarak yer aldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, borcun doğumundan önce, ortak ve müdür olan kişinin borçlu şirketten ayrıldığı, her ikisinde ortak olan kişinin de 3. kişi şirketten ayrıldığı- Haciz mahallinde ele geçirilen evrakların bir kısmının davacı 3. kişi şirkete ait olduğu, mahalde ele geçirilen borçlu şirket yetkilisine ait kimlik fotokopisi ve periyodik muayene evrakının niteliği ve güncelliğinin nazara alınması gerektiği, şirket ortaklarının kardeş olmalarının muvazaayı göstermeye yeterli görülmediği- Borçlu ile 3. kişi arasında mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yapıldığı ispatlanamadığından davacı 3. kişinin açtığı istihkak davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Davacı 3. kişinin dava dilekçesi içeriği, netice ve talep kısmından anlaşılacağı üzere talebi doğrudan istihkak davası olup, terditli olarak açılmış bir dava bulunmadığından şikayet ve terditli olarak açılan istihkak davası olarak nitelendirilmesinin doğru görülmediği-
Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddianın, geçerli bir istihkak iddiası sayılmayacağı-
“Dosyaya yatırılması” şeklindeki ifade tarafın yanılmasına neden olabileceğinden, bu ifadeyi taşıyan muhtıranın geçersiz olacağı- Bölge Adliye Mahkemesince muhtıranın tebliğinden itibaren verilen kesin süre içinde nispi harcın yatırılmadığı anlaşıldığından davacının istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu-
Takibin iptali kararının kesinleşmesi üzerine, borçlu hakkındaki takibin ve haczin geçerliliği ortadan kalktığı, bu nedenle, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiği-
Dava konusu haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış, vergi dairesi kayıtlarına göre borçlu haciz yapılan adreste faaliyet göstermemiş, haciz mahallinde haciz sırasında hazır bulunmamış olup buna göre mülkiyet karinesi davalı 3. kişi lehine olup mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Haciz mahallinde bulunulan belgelerin çalışanın şahsi bilgisayarından ele geçirildiğinin iddia edilmesi, davalı üçüncü kişi yanında sigortalı olarak çalışan şahsın, borçlunun kaynı olması, anılan belgelerde yer alan adresin haciz adresinden farklı olması karşısında ele geçirilen belgeler karinenin aksini ispat için yeterli görülmediği- Hacze konu menkullerin, vergi kayıtlarına göre çocuk kıyafeti üzerine faaliyet gösteren 3. kişinin faaliyet alanı ile uyumlu olduğu, davalı üçüncü kişi ile borçlu arasında akrabalık bağı vs ile organik bağ olduğuna dair dosya kapsamında bilgi belge de bulunmadığı, buna göre, davacı alacaklının dayandığı delillerin, üçüncü kişi lehine olan karinenin aksini ispat için yeterli görülmediği- Davalı üçüncü kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu, davacı alacaklı tarafından iddia edilmesine rağmen, muvazaa iddiasını ispatlayamadığı-
Evrak araştırmasında borçluya ait mahkeme evrakı, haciz mahalline ait borçlunun kızı adına düzenlenen vergi levhasının bulunduğu ve ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde ise şirketin şirket yetkilisi tarafından kurulduğu, ancak ...tarihinde borçlunun oğluna devredildiği görüldüğünden borçlu ile 3. kişi arasında organik bağın ve yaptıkları işlemlerde muvazaanın kabulü gerektiği-