İİK’nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet (asıl dava) ile İİK. m. 99'a dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkin (birleşen dava)-  Davanın adi ortaklık adına ortaklar tarafından açıldığı dikkate alınarak HMK m. 115/2. fıkrası gereğince işlem yapılarak ortakların usulüne uygun düzenlenmiş vekâletnamesinin sunulması için kesin süre verilmesi, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilirse işin esasının incelenmesi, noksanlık giderilmezse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
Haczedilen mal hakkında, İİK madde 97/8 gereğince istihkak davası açılır ise, satış isteme süresinin işlemeyeceği, İİK m. 99'de de, alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışının yapılamayacağının düzenlendiği-.İİK m. 97/8'de istihkak davasının açılması ile satış isteme sürelerinin işlemeyeceğinin açıkça ifade edildiği, İİK 99. maddede de aksine bir hüküm bulanmadığı- Dava konusu 14.01.2022 tarihli haciz işleminin yapıldığı, davacı alacaklı tarafından 10.02.2022 tarihinde eldeki davanın açıldığı, süresi içinde istihkak davası açılmış olduğundan, satış avansının yatırılmadığından bahisle dava konusu haczin geçersiz olduğu söylenemeyeceği- İcra takipleri nedeniyle açılmış ve açılacak davalarla sınırlı şekilde şirketin ihyasına karar verildiği, kesinleşen ihya kararı ile haczin geçerliliğini koruduğu anlaşılmakla istihkak davasının esası hakkında karar verilmesi gerektiği-
Usuli kazanılmış hak kavramı- Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı ve 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararlarında; usuli kazanılmış hak, mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri yararına, diğerinin ise aleyhine doğmuş ve mahkemece uyulması zorunlu bir hak olarak tanımlanmış olduğu- Somut olayda; bozulan ilk hükmün birleşen davada davacı-asıl davada davalı 3.kişi tarafından temyiz edilmediği gözetildiğinde, davacı alacaklı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın göz ardı edildiği- O halde, vekalet ücreti hesabının ilk kararda davalı 3.kişi lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarını geçmemesi gerekirken, yazılı şekilde daha fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmadığı-
İstihkak iddiasında bulunan davacı üçüncü kişinin haczin İİK'nin 99 maddesine göre yapılmış sayılması şikayetinde hukuki yararı olduğu-
Alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebi (Asıl-birleşen dava)- Somut uyuşmazlıkta, hükmüne uyulan bozma ilamında, asıl ve birleşen dava ile ilgili ayrı ayrı karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, ancak mahkemece tefhim edilen kısa kararda birleşen dava ile ilgili sehven hüküm kurulmadığı belirtilerek HMK‘nin 305. maddesine atıf yapılarak sadece asıl dava hakkında karar vermekle yetinilmiş ve hüküm muğlak bırakılmış olduğundan, hükmün bu hali ile infaza uygun olmadığı, mahkemece asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği, HMK'nin 297/2. maddesi gereğince sadece asıl davaya ilişkin hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu-
Temyizen incelenmesi istenen karar, icra müdürlüğünce ................... tarihinde uygulanan haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapılmış sayılması ve muhafaza işleminin iptali talebine dair şikayetin süreden reddine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyetinin bulunmadığı-
Alacaklının İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet ile terditli olarak ileri sürdüğü istihkak iddiasının reddi istemi- Dava konusu haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmadığı gibi haciz mahallinde borçlu şirket yetkilisi veya ortağı hazır ollmadığı, haciz mahallinde borçlu adına düzenlenmiş bir belgenin de olmadığı, burasının davalı üçüncü kişinin faaliyet gösterdiği bir antrepo olduğu anlaşıldığından, haciz tarihi itibariyle menkullerin üçüncü kişinin elinde haczedildiğinin kabulü gerektiği-
İstihkak davasında temyiz kesinlik sınırının tespiti bakımından istihkak davasına konu mahcuzların değerinin esas alınacağı-
Yapılan hacizde İİK'nun 99.maddesinin uygulanmasına yönelik memur işleminin iptaline ilişkin şikayette temyiz kesinlik sınırının tespiti bakımından istihkak davasına konu mahcuzların değerinin esas alınacağı-