Üçüncü kişinin açtığı İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet ile terditli olarak ileri sürdüğü istihkak iddiası- İpotekli takipte kıymet takdirine esas alınan menkuller için satış istenildiği, menkulleri başka bir icra dosyasından ihale ile aldığını iddia ederek mülkiyet iddiasına dayanan üçüncü kişinin istihkak iddiasının dinlenebilir olduğunun kabulü gerektiği-Davalı alacaklı tarafından takibe konu alacağın tahsil edildiği, davaya konu taşınmaz üzerinde 150/C şerhinin fekkine karar verildiğinin bildirildiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği- Üçüncü kişi aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz yoluna başvurmuş olup mahkemenin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan mahkeme kararının temyiz kabiliyeti olmadığı- Birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı-
Aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağına göre haciz işlemi sırasında borçlunun hazır olmadığı, evrak araştırmasında borçluya ait evrak bulunmadığı, ödeme emrinin borçlulara e tebliğ edildiği, ancak 26.09.2022 tarihli borçlunun mal beyanı ekinde gösterilen adresin haciz adresi olduğu ve haciz tarihi itibariyle borçlunun ticaret sicil adresinde haczin yapıldığının anlaşılmasına göre, şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği-
İcra mahkemesi kararıyla davacı üçüncü kişinin, haczin İİK 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına ilişkin şikayetinin kabul edildiği, kararın kesin olarak verildiği, davacı vekilinin beyan dilekçesiyle ilk derece mahkemesine bildirdiği, ilgili şikayet dosyasının Uyaptan incelenmesinde gerekçeli kararın taraflara tebliğ edildiği görüldüğünden şikayet davasının sonucuna göre, 3. kişinin açmış olduğu istihkak davasının konusuz kalıp kalmadığının değerlendirilmesi için Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verildiği-
İcra dosyası ve haciz tutanağının incelemesine gelince; haczin davacı üçüncü kişinin ticaret sicil adresinde yapıldığı, bu adresin ödeme emri tebliğ adresi olmadığı, ancak İİK'nın 8. maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağına göre sigortalı çalışan R., borçlu şahıs sorulduğunda buranın yetkilisi ve sahibi olduğunu söylediği, borçlu şahsın hastane işleri dolayısıyla gün boyunca gelemeyeceğinin söylendiği, çekmece ve muhasebe bölümündeki kasada yapılan evrak araştırmasında ise borçlu şirket ve borçlu şahsa ait çok sayıda evrak olduğu- Bu kapsamda haczin İİK 97. madde kapsamında yapıldığı kabul edilip, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak şikayetin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu-
Dava konusu haczin, 3. kişi şirketin ticaret sicil adresinde yapıldığı, ticaret sicil kayıtlarına göre borçlu şirketin haciz adresinde faaliyette bulunmadığı, borçluya ödeme emrinin farklı bir adreste tebliğ edildiği, haciz mahallinde 3. kişi şirket çalışanın hazır bulunduğu, borçlu adına mahalde evrak bulunduğuna dair bir tespit yapılmadığı- Buna göre, Mahkemenin kabulünün aksine mahcuzların üçüncü kişinin elinde haczedildiğinin kabulü ile mülkiyet karinesi davalı 3. kişi lehine olup, mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği-
Çok yakın olmayan akrabalık bağı, borçlu ile 3.kişi şirketteki denetçinin-muhasebecinin aynı şahıs olması, davalı 3. kişi şirketin, borçlu şirketin ünvanı ile aynı olan "Ö...." marka adını 2019 yılında kendi adına tescil ettirerek kullanması 3.kişi lehine olan karinenin aksini ispat etmeye yeterli görülmediği- Borçlu ile 3.kişi arasında mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlemler yapıldığı kanaatine varılmadığı-
Davanın, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkin olduğu-
Dava, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkin olduğu-
Şikayete konu haciz sırasında üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunan şirket çalışanının üçüncü kişi şirketin ortağı ya da temsil yetkilisi olmadığı, yani, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı- Üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren yedi günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmadığından, alacaklının İİK’nın 97-99. maddesinin uygulanmasına ilişkin şikayet isteminde bulunmasında hukuki yararı bulunmadığı, şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
Dava konusu haciz davalı 3. kişi şirketin ticaret sicil adresinde yapılmış ise de, haciz yapılan bina girişinde apartman görevlisinden borçlu sorulduğunda daire 5'te "borçlu şirketin yetkili temsilcisinin oturduğunun" beyan edildiği, apartmanın girişinde, aidat çizelgesinde daire 5 ibaresinin yanında haciz mahallinde borçlu şirketin yetkili temsilcisinin adının yer aldığı, ayrıca borçlu şirketin yetkili temsilcisi adına Passolig Kart, borçlu şirket adına Maliye Bakanlığı tahakkuk fişi, kargo gönderisi, Vergi Dairesi Başkanlığı ödeme Tablosu, senet ve vergi tahsil alındı belgeleri bulunduğu, Davalı 3. kişi şirketin, borcun doğumundan hatta takipten sonra kurulduğu, borçlu şirketin tek ortağının, 3.kişi şirketin ortağının eşi olduğu, borçlu şirketin faaliyet alanı gıda ile ilgili olup 3. kişi ile faaliyet alanları farklıyken daha sonra 3. kişinin faaliyet alanı içerisine gıda ibaresi eklendiği uyuşmazlıkta, davalı 3. kişi ile borçlu arasında mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yapıldığı anlaşıldığından istihkak iddiasının reddi istemine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği-