Satış tarihindeki gerçek değerleri ile noter satış bedelleri arasında önemli oransızlık bulunmadığı, kısa sürede iki araç alımının tanışıklığın göstergesi olmadığı, anılan şirket ile borçlular arasında bir yakınlık veya tanışıklığın somut delillerle ispatlanmadığı, ancak, İİK’nun 280/1. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği-
Dava konusu taşınmazın hiç bir zaman davalı borçlu ................ üzerine devredilmediği, taşınmaz yapılmadan önce 06/01/2013 tarihinde davalı borçlu ile dava dışı şirket arasında gayrimenkul satış ve inşaat yapım sözleşmesi düzenlendiği ve bu sözleşmeye göre; dava konusu 2. blok 2. kat 2A11 konum numaralı bağımsız bölümü 351.564,00 TL mukabilinde satın almayı kabul ve taahhüt ettiği, 351.564,00 TL’nin taksitler halinde ödeneceği kararlaştırıldığı ve söz konusu taksitlerin 03/02/2014 tarihine kadar toplamda 147.612,00 TL olarak davalı borçlu ............. tarafından ödendiği, 03/02/2014 tarihinde söz konusu taşınmazdaki tüm haklarını davalı 3. kişi ............’e devrettiğinden, geriye kalan toplam 203.952,00 TL borcunu ise davalı 3. kişi ............ ödeyerek taşınmazın inşaatı tamamlandıktan sonra 25/02/2015 tarihinde ............... adına tapusu düzenlendiği, davalı borçlu ............... davalı 3. kişi ...............’e ait olan şirketin çalışanı olduğundan ,yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesinin davalı 3.kişi ..............’in davalı borçlu ................’un içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklılarına zarar verme kastını bilebilecek durumda olduğu yönündeki kabulü yerinde ise de; dava konusu taşınmazın tamamı davalı borçlu ............. üzerine kayıtlanmadığı, taşınmaz için tasarruf tarihine kadar 147.612,00 TL ödemiş olduğundan sadece bu bedel üzerinden tasarrufta bulunmuş olduğundan davanın bu bedelle sınırlı olarak kabulü gerekeceği-
Dosya içerisinde yer alan BA-BS formlarında davalı borçlu ile davalı 3. kişi arasında tasarruf tarihinden önceye dayalı ticari ilişki olduğu belirlenmişse de, BA-BS formalarındaki ticari ilişki tarihleri dikkate alınarak, davalıların ticari defterleri de incelenerek söz konusu ticari ilişkilerin mahiyetinin nereden kaynaklandığının ayrıntılı olarak tespit edilmesi, ticari ilişkilerin sadece araba alım-satımına dayalı olup olmadığı, ne sıklıkla yapıldığı hususları da belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hangi ticari ilişki kaydı olduğu belli olmayan BA-BS formlarına göre karar verilmesinin doğru olmadığı-
İİK 282 madde gereğince tasarrufun iptali davasının asıl borçlu ve borçlu ile iptal konusu tasarrufu yapan veya kendisine borçlu tarafından bir ödemede bulunulan kimseler aleyhine açılacağı- Dava dilekçesinde A. S. ve S. S.’nin da taraf olarak gösterildiği, ancak dava konusu tasarrufun tarafı olmadığı anlaşıldığından iş bu davalılar yönünden pasif husumet nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Mahkeme dava konusu aracın kısa sürede el değiştirmesini tasarrufun iptali nedeni saymışsa da, davacı tarafından, davalı 3. kişinin davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun ispat edilememesi, dava konusu aracın kasko bedeline yakın bir değer üzerinden devredilmiş olması ve davalı borçlu ve 3. kişinin kötü niyetinin de ispat edilememesi karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Tasarrufun iptali istemine ilişkin davada, davalı üçüncü kişinin, davalı borçlunun halası olması sebebi ile davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğunun da anlaşılmasına ve bu durumun aksinin de ispat edilememiş olmasına göre, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı- İİK.’nin 283/II maddesine göre de iptal davası, dava konusu mal ve hak, lehine tasarruf yapılmış olan üçüncü kişinin elinde ise iptal davasının konusu o mal veya hak üzerinde cebri icraya devam edilmesi, lehine tasarruf yapılan kişi o mal veya hakkı elinden çıkarmış ise o zaman davanın konusu üçüncü kişinin o mal veya hakkın değeri oranında tazminata mahkum edilmesi gerekeceği-
Haciz tutanağının İİK.’nin 105. maddesi anlamında geçici aciz belgesi niteliğinde olmasına, davanın 5 yıllık süre içerisine açılmış olmasına, ivazlar arasında önemli oransızlık bulunmasına, alacağa mahsuben yapılan satışın mutad ödeme olarak kabulünün mümkün olmamasına göre, mahkemece tasarrufun iptaline karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı-
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalılar vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda, dava konusu taşınmazın tapudaki değerinin 106.000,00 TL olduğu, üzerinde 73.302,00 TL haciz dikkate alındığında bilirkişi tarafından tespit edilen 212.134,00 TL değere göre ivazlar arasında önemli oransızlık olmamakla birlikte, davalıların aile nüfus kayıt tablosuna göre borçlunun eski eşinin üçüncü kişi ..........’ın kızkardeşi olduğu, satıştan sonra borçludan boşanmış olsa da, satış sırasında evli oldukları bu hali ile üçüncü kişinin borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bilebilecek konumda olduğundan İİK’nın 280/1.maddesi gereğince tasarrufun iptali gerekirse de Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın sonuç itibari ile doğru olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerektiği-
Davalının ortağı bulunduğu ........... İnşaat ...Şti ile davalı borçlunun ortağı olduğu ............ İnşaat Tic. Ltd. Şti arasında ticari ilişki olduğunun, davalı D............’a vekaleten .........’ın dava konusu gayrımenkulü davalı ...................’a devrettiğinin ve davalı ........................ ile davalı borçlunun şirketi arasında da ticari ilişki olduğunu anlaşılmasına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Davalı borçlu ile davalı 3. kişi olan ............ arasındaki satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, .............. Cumhuriyet Başsavcılığının ............... Soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde verilen ifadelerde davalı borçlunun kardeşi dava dışı ............’nın vasıtası ile dava konusu taşınmazın formalite icabı davalı.............’a devredildiği, davalı ............’ın dava dışı ........ ve .............. isimli kardeşlere ait ............ Ltd. Şti. isimli iş yerinde çalıştığı, dava dışı ....... ve ..........’ın girdikleri ihalelerde satım işi için davalı ...........'ı yanında bulundurdukları, davalı borçlunun kardeşi dava dışı ...........’nın da dava dışı ........ ve .......... ile araç alım satım işi yaptığı, davalı ..........’ın da dava dışı ...............’ın eşi olduğunun anlaşılmış olmasına, İİK 280/1 hükmü gereğince davalı ............ ve ....................’ın davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduklarının belirlenmesine, davalı ...............’ın kötü niyetli olduğunun ise ispat edilememiş olmasına göre kararın onanması gerekeceği-