TBK'nın 19. maddesi uyarınca muvazaalı taşınmaz ve maden işletme ruhsatı devirlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, davanın ayni hakka dayanmayıp alacağın tahsiline imkan sağlamaya yönelik olduğu gözetildiğinde HMK'nın 389. maddesi anlamında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği; bu tür davalarda yasanın öngördüğü geçici hukuki koruma tedbirinin İİK'nın 281/2. maddesi kıyasen uygulanarak alacak miktarıyla sınırlı ihtiyati haciz olduğu, davanın niteliği gereği ihtiyati tedbir şartları oluşmadığından ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
Talebe konu ilacın, hastalığının tedavisinde ... öneme haiz ve kullanılmasının zorunlu olup olmadığı, davaya konu ilaçla yapılacak tedavinin bilinen mevcut tedavi yöntemlerine göre özellikle sürekli olarak daha etkin ve daha yararlı olduğunun ve kullanılmasının tıbben zorunlu bulunduğunun, ilacın kullanılmaması halinde bu durumun davacının sağlığında ciddi, hızlı ve geri dönüşü olmayan bir bozulmaya ya da ölüme ya da yaşam beklentisinde ciddi azalmaya veya yoğun acıya sebep olacağı konusunda kabul görmüş ve tedbir kararı için dayanak alınacak yeterlilikte bir tıbbı otorite raporunun dosyada bulunmadığı anlaşılmakta olup bu aşamada talebin sonucu itibarıyla ihtiyati tedbirin mahiyetini aşacak ve davayı esastan çözecek nitelikte tedbir kararı verilmemesi ve bu bağlamda Uyuşmazlığın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği-
Davaya konu Lenvima isimli ilaçla yapılacak tedavinin bilinen mevcut tedavi yöntemlerine göre özellikle sürekli olarak daha etkin ve daha yararlı olduğunun ve kullanılmasının tıbben zorunlu bulunduğunun, ilacın kullanılmaması halinde bu durumun davacının sağlığında ciddi, hızlı ve geri dönüşü olmayan bir bozulmaya ya da ölüme ya da yaşam beklentisinde ciddi azalmaya veya yoğun acıya sebep olacağı-
Davanın yapılan kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit ve elektriğin kesilmemesi ile takibe konulmaması yönünde ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin olduğu, mahkemece davacının elektriğin kesilmemesi ve takibin durdurulması taleplerine ilişkin iki ayrı ihtiyati tedbir talebinin her bir talep yönünden alacağın % 20'i oranında teminat yatırılması koşuluyla kabul edildiğinin görüldüğü, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede davacı tarafça alacağın % 20'i oranında tek teminat yatırıldığı anlaşıldığından kararda iki ayrı teminat alınmasına karar verildiği halde tek teminat yatırılması nedeniyle davacı tarafa yatırılan teminatın elektriğin kesilmemesi veya takibin durdurulması taleplerinden hangisine yönelik yatırıldığı açıklattırılarak, diğer talep yönünden teminatın yatırılmaması nedeniyle ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağını değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Davacı taraf ,davalı ile akdettiği " Ortak Yapımcı Sözleşmesi" kapsamında yaptığı tüm ödemelere bağlı olarak hisse oranının tespitini, ayrıca kar payı alacağına karşılık şimdilik 50.000,00 TL kar payının tahsilini istemekte, delil olarak; 21.01.2022 tarihli " Ortak Yapımcı Sözleşmesi", banka ödeme dekontları, beyaz perde web sitesi görüntüleri, mail dökümleri, ihtarname, arabuluculuk anlaşmama tutanağına dayandığı, dosya kapsamına göre, davacının iddiaları , ortaklık payı ve bundan kaynaklanan alacağının varlığı yargılamaya muhtaç olup somut olayda ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı-
İflas davalarında, geçici hukuki koruma tedbiri niteliğinde olan İİK m. 159 kapsamında muhafaza tedbirleri verilebileceği- Muayyen bir alacağın ödenmesi talebini içermeyen iflas davalarında ihtiyati haciz talep edilemeyeceği-
Dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına "davalıdır şerhi" konulması talebi üzerine mahkemece verilen ara kararın istinaf yoluna başvurulabilen kararlar niteliğinde olmadığı-
Kanun koyucunun ihtiyati tedbire dair kanun yollarına ilişkin düzenlemeleri bilinçli, özenli, ayrıntılı ve açık bir şekilde yapması, ihtiyati tedbir talebinin reddi ve ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânını getirmesi, HMK'nın 395. ve 396. maddelerinde ise bilinçli şekilde aynı kanunun 394/5. fıkrasına atıf yapmaması karşısında, durum ve koşulların değiştiği iddiası ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi üzerine ilk derece mahkemesince verilen karara karşı kanun yolu, dolayısıyla istinaf yolunun kapalı olduğu-
Kanun koyucunun ihtiyati tedbire dair kanun yollarına ilişkin düzenlemeleri bilinçli, özenli, ayrıntılı ve açık bir şekilde yapması, ihtiyati tedbir talebinin reddi ve ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânını getirmesi, HMK'nın 395. ve 396. maddelerinde ise bilinçli şekilde aynı kanunun 394/5. fıkrasına atıf yapmaması karşısında, durum ve koşulların değiştiği iddiası ile davalı vekilinin tedbirin kaldırılması talebi üzerine ilk derece mahkemesince verilen karara karşı kanun yolu, dolayısıyla istinaf yolunun kapalı olduğu-
Tasarrufun iptali davasında İİK'nın 281/2. maddesi uyarınca mahkemece verilen kararın gerekçesinde veya tapuya yazılan müzekkerede ihtiyati tedbir ibaresine yer verilmiş olsa bile bu kararın HMK'nın 389. maddesi anlamında bir ihtiyati tedbir olmayıp iptale konu malın başkalarına devrini önlemek amacıyla konulmuş özel nitelikli bir ihtiyati haciz olduğu; tasarrufun iptali davasının kabulü ile birlikte anılan ihtiyati haczin kesin hacze dönüşeceği ve sıra cetvelinde ihtiyati haciz tarihi itibarıyla dikkate alınması gerektiği-