Katkı paya alacağı davasına konusu taşınmazın edinim tarihi itibariyle, eşler arasında 743 s. MK.nun 170. maddesi hükmü uyarınca mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan uyuşmazlığın Borçlar Kanununun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekeceği ve buna göre, eşlerin birbirlerinden katkı payı karşılığında tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya parayla ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerektiği- Harçlandırılan dava değeri ve talep nazara alınarak dava ve ıslah tarihinden itibaren kademeli olarak faize hükmedilmesi gerekirken, hükmolunan alacağın tümünün dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğu-
Davacı harcını yatırmak suretiyle davayı ıslah ettiğine göre, mahkemece usulüne uygun olarak belirlenen miktar üzerinden davacının katkı payı alacağına hükmedilmesi gerekirken davanın ıslah edilmiş olduğu gözden kaçırılarak kurulan hükmün hatalı olduğu-
Mahkemece katılma alacağına ilişkin davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiğine ve davalı yargılama da vekili ile temsil olunduğuna göre, karar tarihindeki Avukatlık Ücret Tarifesi’nin maddesi hükmü uyarınca davalı taraf lehine avukatlık ücreti takdir ve tayini gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmasının ve yargılama giderlerinin de kabul ve red oranına göre belirlenmemiş olmasının hatalı olduğu-
Katkı payı alacağından söz edilebilmesi için bir eşin, diğer eşin edindiği mala para ya da parayla ölçülebilen maddi bir katkısının olduğunun kanıtlaması gerektiği, TMK. mad. 6. Gereğince, herkesin iddia ve savunmasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, anılan taşınmazın edinilmesi sırasında satılan altınların davacıya ait altınlar mı, yoksa davalının yatırım amaçlı aldığı altınlar mı olması karşısında, davacı vekilinin dilekçesinde “sair her türlü delil” demek suretiyle açıkça yemin deliline de dayanmış sayılacağının kabulü gerektiğinden, öncelikle davacı tarafa yemin teklif hakkı bulunduğu hatırlatılarak yemin teklif etmek istiyorsa HUMK.nun 337.maddesine (6100 sayılı HMK.227m. vd) göre usulüne uygun biçimde hazırlanacak yemin davetiyesiyle davalının davet edilmesi ve HUMK.nun (6100 sayılı HMK) yemine ilişkin hükümleri dikkate alınarak usulüne uygun bir biçimde davalının yeminli beyanının alınması ve elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, davacı kadının dava konusu arsanın alımına ve üzerindeki binanın yapımına 1982-1990 yılları arasında çalışması sonucu elde ettiği gelirlerini vererek katkı yaptığı, gelirleri ile arsa alımı tarihindeki arsa değeri ve üzerine yapılan bina yapım tarihindeki değerler esas alınarak belirlenen katkı oranına göre taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden katkı payının hesaplanmasında usul ve yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı-
Evlilik birliği içinde edinilen taşınmazların satımından elde edilen para ile boşanma kararının kesinleşmesinden (taraflar arasındaki edinilmiş mallara katılma rejimi sona erdikten) sonra davalı adına tescil edilen mallardan kaynaklanan katkı payı talebiyle açılan davada, davacı ve davalı arasındaki mal rejiminin, kabulle sonuçlanan boşanma davasının açıldığı 24.02.2003 tarihinde sona ermiş olacağı ve tarafların bu tarihten sonra 25.11.2005 tarihine kadar birlikte yaşamalarının mallara yönelik, evlilik birliği içinde edinilen mallara ilişkin olan kurallara ve değerlendirmelere dayanılarak katkı payı alacağı, değer artış payı alacağı ve katılma alacağı istekli talepte bulunulmasına imkan vermeyeceği, Borçlar Kanununun genel hükümlerine bu talebin aile mahkemelerinde görülemeyeceği, müşterek çocuk için yapılan yardım giderlerine ilişkin tazminat talebinin de Borçlar Kanununun genel hükümlerine ilişkin olup, bu tür uyuşmazlıkların da çözüm yerinin de aile mahkemeleri olmadığı-
Dava, katılma alacağı isteğine ilişkin bulunduğuna göre, davalının edinilmiş malının değerinden varsa bu mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin yarısı katılma alacağı olarak hesaplanarak hüküm kurulmasının gerekeceği- Kişisel malın satım bedelinin tapu senedinde gösterilenden fazla olduğu iddiasının diğer eş tarafından açılan katılma alacağı davasında her türlü delil ile kanıtlanmasının mümkün olduğu-
Evliliğin boşanma ile sona ermesi nedeniyle mal rejiminin tasfiye edilerek tapu iptali ve tescil istemli davanın aile mahkemelerinde, aile mahkemeleri kurulmayan yerlerde ise o yerde bulunan asliye hukuk mahkemelerinde -aile mahkemesi sıfatıyla- görüleceği-
2003 yılında inşaata başlandığı tarihte davacı tarafından elde edilen gelir edinilmiş mal olup davacı lehine katılma alacağı doğurabilirse de katkıdan kaynaklanan değer artış payı alacağı doğurmadığına, dava da katkı payı (değer artış payı) alacağı istenmekte olup katılma alacağı ile ilgili bir talep de bulunmadığına göre bina ile ilgili talep bakımından davanın reddine karar verilmesinin gerekeceği-
Davalı evlilik birliği boyunca tarım ve hayvancılık faaliyeti ile uğraşmış, davacı da bu faaliyetinde davalıya yardımcı olmuş ise de gelir getirici bu faaliyetin davacı adına yapılmadığı, hayvanlar, tarımsal arazi ve traktör davalının babasına ait olduğundan, davalı tarafından 743 sayılı TKM.nin yürürlükte olduğu dönem içinde edinilmiş bir mal varlığı bulunmayıp katkı payı alacağının reddinin doğru olduğu-
