Dava konusu taşınmazın arsa haliyle edinilmesinde ve üzerindeki binanın yapılmasında katkı sağladığı açık olduğundan katkı payı alacağı davasının reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Ailesi tarafından davalı-karşı davacıya verilen parasal katkılar, davalıya yapılan bağış olup, onun kişisel malı sayılacağı-
HMK.’nun 310. ve 311. maddelerine göre hükmün kesinleşmesine kadar davadan feragat etmek mümkün olup davadan feragatin kati bir hükmün sonuçlarını doğuracağı-
Edinilmiş mallara katılma rejimi (katılma alacağı) bakımından TMK'nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK'nun 146. (Mülga BK. m.125) maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı-
Davacı tarafa duruşma günü (vekilinin isim benzerliği nedeniyle) usulüne uygun olarak tebliği edilmeden dava dosyasının işlemden kaldırılması ve öngörülen süre içerisinde yenilenmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasının, hukuki dinlenilme hakkı ile adil yargılanma hakkını ihlal eder nitelikte olduğu-
Edinilmiş mallara katılma rejimine tabi davalar bakımından zamanaşımı süresinin TMK.nun 5. maddesi yollamasıyla Türk Borçlar Kanunu'nun 146 (Borçlar Kanunu 125). maddesine tabi olduğu belirlendiğine göre, somut olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu-
Davacı tarafın katılma alacağına ilişkin isteği 17. Hukuk Dairesinin mercii tayini kararı dışında kaldığının ve ilamın HUMK'nun 25/son fıkrası gereğince bağlayıcı olmadığının kabulü ile aile mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek katılma alacağı bakımından dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli ve yetkili aile mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinin gerekeceği-
Taraflar arasında evlendikleri 04.07.1988 tarihinden boşanma davasının açıldığı 01.01.2002 tarihine kadar mülga 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin, eşler, başka bir mal rejimini seçtikleri ileri sürmediklerinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 02.01.2007 tarihine kadar edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu, (TMK. m. 202, 4722 SK. m. 10) taraflar arasındaki mal rejiminin, TMK'nun 225/son fıkrası gereğince boşanma davasının açıldığı 02.01.2007 tarihinde sona erdiği-
Mal rejiminin tasfiyesinde iptal ve tescile hükmedilemeyeceği ancak, bedel talep edildiğinde yanlar arasında önce görülüp kesinleşen dava dosyası eldeki dava için güçlü delil teşkil edeceği-
