Davalının evlendikten sonra sürekli olarak ev dışında temizlik işleri ile kır işlerine (tarım) gitmesinin, bu iki işin yapılmadığı zamanlarda ise evinde ücret karşılığı ip örmesinin, sürekli nitelikte gelir getirici bir çalışma olduğu-
Tarafların aralarında anlaşamamaları nedeniyle açılan boşanma davasında, davacının evlilik birliği sırasında edinilmiş mallara katkı payına ilişkin talebinin boşanma davasından tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesi ve davanın ölen davacının veraset belgesindeki mirasçılarına yöneltilmesi ve davada taraf teşkilinin sağlanması gerekeceği-
Dava konusu taşınmaz mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alındığından, davacının talebi katkı payı alacağı niteliğinde olduğu halde uyuşmazlık konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri yerine keşif tarihindeki değerinin esas alınmasının doğru olmayacağı-
Mal rejiminin boşanma sebebiyle tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkin davanın aile mahkemesinde görülmesinin gerekeceği-
Zamanaşımının başlangıç tarihinin boşanma kararının kesinleştiği tarih olarak kabul edilmesi, bu halde satın alma tarihi itibariyle edinilmiş mal niteliğindeki elden çıkarılan aracın değerinin yarısının davacının katılma alacağını oluşturduğunu gözetilerek ıslah ile artırılan kısmında kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Taraflar arasındaki mal rejimi TMK 225/ 2. maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermekte olup mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkının, boşanma dava tarihi itibariyle doğacağı; ancak bu hakkın kullanılabilmesi ve tasfiyeye karar verilebilmesi için boşanma davasının olumlu sonuçlanarak kesinleşmesinin gerekeceği-
Malların hepsi mal ayrılığı rejimin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden önce edinildiklerinden bunlara ilişkin katkı payı alacağı istekleri hakkında da 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı- Davacı vekilinin katkı payı alacağına ve katılma alacağına konu yapılan mallara ilişkin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan tarafların iddia ve savunması doğrultusunda deliller toplanarak katkı ve katılma alacağı konusunda bir hüküm kurulması genel muvazaaya dayalı olarak açılan dava bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiği-
Baskısı neticesinde taşınmazın 1/2 payının davalı adına yazılmasına karşı çıkmamasının, Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamasına göre tek başına davacının gizli bağış iradesinin ortaya konduğunu göstermeyeceği-
Katkı payı alacağı davasında, taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki değeri değil, dava tarihindeki değeri üzerinden davacının katkı payı alacağının belirlenmesinin gerekeceği-
