Tarafların gelirleri ile alındığı anlaşılan evin alımında davacının % 60, davalının ise % 40 oranında katkıları olduğu, toplam payda üzerinde % 49 oranında tarafların kişisel mallarından gelen değer artışı meydana getirildiği, tadilat giderlerinin ise edinilmiş mal olmaları sebebiyle artık değer hesabında dikkate alınması gerekeceği-
Evlilik birliği içerisinde yapıldığı anlaşılan ve davalının kişisel malı ile yapıldığı ileri sürülmeyen muhdesatın edinilmiş mal olduğu- Dava konusu şirketin edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde dönem net zararları mahsup edildikten sonra şirketin sermayesi, geçmiş yıl kârları ile kâr yedekleri üzerinden davalının pay oranı dikkate alınarak davacının katılma alacağı belirlenmiş ise de, bahse konu dönem içerisinde her yıl için sermaye artırımı yapılıp yapılmadığı, kâr payının sermayeye ilave edilip-edilmediği, şirket bilançosuna göre, dağıtıma esas kârın mevcut bulunup-bulunmadığı,kâr payının yatırıma dönüştürülüp-dönüştürülmediği, sermaye artırımı yapılmış ise edinilmiş mallardan karşılanıp-karşılanmadığı usulüne uygun olarak araştırılmamış, şirket bilançosunun kâr dağıtımına esas olan aktif varlıkları belirlenmemiş, gerektiği takdirde konusunda uzman bilirkişi kurulundan denetime açık rapor alınarak mal rejiminin tasfiyesine esas alacak gereği gibi belirlenmemiş olduğundan kararın bozulması gerektiği-
Mal rejiminin boşanma sebebiyle tasfiyesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, mümkün olmaz ise alacak isteğine ilişkin davaların çözüm yerinin Aile Mahkemesi olduğu- Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerektiği - Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken; bu husus gözden kaçırılarak Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devam edilip yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
Taşınmazın alımına katkıda bulunduğunu iddia eden davacının bu katkısına dayanarak ayın (mülkiyet) talep edemeyeceği, taraflar ilk boşanma davasının kesinleştiği tarihten sonra ikinci kez yeniden evlenmiş olup, TBK'nun 153/3. maddesi uyarınca evli kaldıkları tarihleri arasında zamanaşımının işlemeyeceği-
Katkı payı davasında, edinilmiş mallara katılma rejimi bakımından TMK'nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK'nun 146. maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekeceği-
Tarafların öncesinde 1/2'şer oranda maliki oldukları dava dışı parselin satıldığı, yaklaşık beş ay sonra dava konusu parselin satın alındığına göre, davacının önceden 1/2 oranında maliki olduğu dava dışı taşınmazın satımından hissesine düşen miktar ile dava konusu taşınmazın alımına katkıda bulunduğunun kabulü gerekeceği-
Evlilik birliği devam ettiğinden evlilik birliği içerisinde edilen taşınmaza yapılan katkının talep edildiği davanın ön şart yokluğundan reddi gerekeceği- Dava ön şart yokluğundan reddedildiğinden, nispi yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
HUMK. döneminde açılmış mal rejiminden kaynaklı alacak davasında, duruşmanın takip edilmemesine bağlanan hukuki sonuçların da HUMK hükümlerine göre doğacağı, yani davacı yararına ilk yenilemeden sonra bir defa daha dosyayı takipsiz bırakabilme hususunda kazanılmış hak doğacağı, bundan sonra yürürlüğe giren kanun hükmünün bu hakkı ortadan kaldırmayacağı, bu nedenle HUMK'nun 409. maddesi gereğince davacının davasını 2. kez takipsiz bırakması halinde üçüncüsünde davanın açılmamış sayılmasına karar verilebileceği-
Eşler arasında boşanma davasının açıldığı tarihte mal rejiminin sona erdiği (TMK.nun 225/son)-Taraflar arasında 17.01.1996 olan evlilik tarihinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı rejimi (TMK. m. 170.) bir yıl içinde başka mal rejimini seçmediklerinden, 01.11.2004 boşanma dava tarihine kadar ise edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu (4722 sayılı K. md. 10/1,4721 sayılı TMK md. 202/1.) - Eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması ve TMK'nun 227. maddesi hükümleri uyarınca; eşlerden biri, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş ise, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında değer artış payı alacağının belirlenmesi gerekeceği-
Verilen süre içerisinde eksik harcın tamamlanmaması halinde, HUMK'nun 409. maddesi (6100 s. HMK md. 150) hükmü uyarınca dava dosyasının işlemden kaldırılması, bu maddede öngörülen süre içerisinde harcı yatırılmak suretiyle dava dosyasının yenilenmesi halinde davaya kaldığı yerden devam edilmesi, üç aylık süre içerisinde harç yatırılmak suretiyle dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu-