Tasfiyeye konu taşınmaz ve araç, uzun vadeye yayılan kredi ile satın alınmış ve mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihi itibariyle vadeye yayılmış borç görünmekte ise de, söz konusu borçların peşin sermayeye çevrilmiş karşılığı bulunarak mal rejiminin tasfiyesinde borç olarak göz önünde bulundurulması, buna göre davacının artık değere katılma alacağının belirlenmesi gerekeceği-
Kooperatif ödemelerinin bir kısmının mal ayrılığı bir kısmının da edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemlerde yapılmasında; mal ayrılığı dönemindeki ödemelere her bir eşin yaptığı katkı oranı, daha sonra geçerli olacak edinilmiş mallara katılma rejimine kişisel mal olarak geçeceği; buna göre; mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde eşlerin kooperatif ödemelerine yaptıkları katkı oranının, "katkı payı alacağı" hesaplama yöntemi göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiği-
Davalının babası tarafından satış gibi işlem yapılmış ve yapılan devir evlilik birliği içerisinde gerçekleşmiş ise de; bir fiili karine olarak, hayatın olağan akışına göre eşlerden birinin anne veya babası tarafından yapılan bu gibi malvarlığı devirlerinin karşılıksız kazandırma (bağışlama) olarak değerlendirildiği, bu fiili karinenin aksini, yani parasını vererek gerçek anlamda satın alındığını, tasarrufun karşılıksız kazandırma olmayıp karşılığı verilerek elde edilmiş bir edinim olduğunu, gerçek anlamda bir satış işlemi olduğunu iddia eden eşin; başta satış bedelinin ödendiğine ilişkin ödeme kayıtları olmak üzere iddiasını güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlaması gerekeceği, davacı tarafın gösterdiği delillerle, davalının ediniminin gerçek bir satış işlemi olduğunu kanıtlayamadığı, bu nedenle davalıya babası tarafından devredilen pay yönünden davacının mal rejiminin tasfiyesine bağlı bir alacak hakkının mevcut olmadığı sonucuna varılması gerekeceği-
Tapu kayıtların incelenmesinden intifa hakkının mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihi itibariyle mevcut olduğu; intifa hakkının ekonomik değeri bulunduğundan mahkemece bu husus göz önünde bulundurularak iddia ve savunma çerçevesinde toplanan deliller değerlendirilerek davacı lehine katılma alacağına hükmedilmesi gerektiği-
Mahkemece, tasfiyeye konu kooperatif hissesinin davalı tarafından devredilmiş olduğu gözönünde bulundurularak hakkaniyete göre TMK 227 maddesi uyarınca taşınmazın değeri tespit edilip ve konusunun uzmanı bilirkişiden rapor aldırılarak davacı lehine katılma alacağı ve katkısı nedeniyle değer artış payı alacağının hesaplanması gerekeceği-
Mahkemece, konunun uzmanı bilirkişi ve bilirkişiler eliyle kooperatif defteri, kayıt ve belgeleri ile kooperatif aleyhine açılan Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/... Esas sayılı dava dosyası da incelenerek ve de üyelik karşılığı davalıya teslim edilen daire de gözetilerek üyelik hakkının karar tarihindeki sürüm (rayiç) değeri dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması gerektiği-
Mahkemece hüküm altına alınan alacağa yasal faiz uygulanması gerekirken en yüksek banka mevduat faizi uygulanması doğru değilse de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, temyiz edilen hükmün buna ilişkin bölümünün HUMK'nun 438/7 (HMK'nun 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerektiği-
Davalı-karşı davacı erkeğin 08.05.2009 tarihli dilekçesi ile tapu iptal-tescil isteğinde bulunduğu, 02.05.2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile tapu iptal tescil, mümkün olmadığı takdirde alacak isteğinde bulunduğu, tefrik işleminden sonra karşı dava harcı olduğunu belirterek harç yatırdığı, esasen davacı-karşı davalı kadının boşanma davasına karşı dava olarak açtığı davaya davalı-karşı davacı erkeğin karşı dava açmış olduğu, usul hukukunda karşı davaya karşı dava açılmasının mümkün bulunmadığı, bu itibarla yöntemince açılmış karşı dava olmamasına rağmen yazılı şekilde karşı dava varmış gibi talep yönünde hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Davalı eşin satın aldığı tasfiyeye konu taşınmazın kişisel malı olduğunu kanıtlayamadığı, tasfiyeye konu taşınmazın TMK'nun 219. maddesi uyarınca edinilmiş mal olduğunun kabulü ile davacının artık değere katılma alacağının bulunduğunun kabulü gerekeceği- Mal rejiminin boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erdiği, sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu, tasfiyeye konu taşınmazın, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu tarihte satın alınarak, davalı eş adına tescil edildiği, mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümlerin uygulanacağı-
Mahkemece, davaya konu aracın satın alım tarihindeki sürüm değerinin, bu miktardan çekilen kredi ile ödenen miktarın, kredinin evlenme tarihinden önce ve evlilik birliği içerisinde ödenen oranlar gözetilerek söz konusu araç yönünden katılma alacağı ve değer artış payı alacağı hesaplanması gerekeceği- Davalı tarafın, aracın evlilik birliği içerisinde edinilmiş olması nedeniyle mal rejiminin tasfiyesinde göz önünde bulundurulmasını talep ettiği, fakat mahkemece ilgili talep yönünden aracın evlilik birliği içerisinde edinilmediği ve davalı tarafça harcı yatırılarak usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı gerekçesiyle hüküm tesis edilmediği, söz konusu talep TMK 236/1 maddesi uyarınca takas talebi olarak değerlendirilip talep doğrultusunda hüküm kurulması gerekeceği-
