Artık değere katılma alacağı isteği-
Edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu tarihte satın alınmak suretiyle davalı eş adına tescil edilmiş olan taşınmazın, boşanma dava tarihinden yaklaşık 6 ay önce satılarak elden çıkarıldığı, satış tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar geçen 6 aylık kısa süre içinde taşınmazın satış bedelinin harcanmış olmasının “hayatın olağan akışına uygun düşmediği” iddiasının davalı eş tarafından kanıtlanması gerektiği, davalı eşin satış bedelinin makul seviyede harcandığını kanıtlayamadığı, o halde TMK.'nin 229/2. maddesi uyarınca davalı eşin, davacı eşin katılma alacağını azaltmak maksadıyla dava konusu taşınmazı elden çıkardığının kabulü ile mal rejiminin sona erdiği anda mevcut kabul edilerek tasfiyeye dahil edilmesi gerektiği-
8. HD. 06.06.2017 T. E: 12309, K: 8432-
Katkı payı alacağı, artık değere katılma alacağı ve ziynet alacağı isteği-
Mahkemece dava konusu taşınmazlar alınırken davalının babasının verdiği para ile ödeme yapıldığı savunmasının (kişisel mal savunmasının) üzerinde yeteri kadar durulmadığı- Bu konunun ilgili banka şubesinden bilgi alınarak ve gerekli görüldüğünde bankacı bir bilirkişi marifetiyle banka kayıtları incelenerek kişisel mal savunması ile ilgili bu davalı delilinin tam olarak belirlenmesi gerektiği-
Dava konusu araç, edinilmiş mal olduğuna göre TMK'nun ilgili maddelerine göre davacının katılma alacağının olduğu gözetilerek dava konusu araç hakkında da olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerektiği-
Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu- Tasfiyeye konu S.S Yapı Kooperatifine 1994'te üye olunmuş ve ödemeler bu tarihten itibaren devam ettiğinden, dava konusu bağımsız bölüm tarihinde 29.01.2009 tarihinde ferdileşme yoluyla davalı eş adına tescil edildiği, Yapı Kooperatifindeki binaların kaba inşaatının 2001 yılında tamamlandığı ve bu haliyle üyelere teslim edildiği, binaların oturulur hale bu tarihten sonra üyeler tarafından yerine getirildiğinin' belirtildiği, davacı vekilinin, beyanı ile katılma alacağı taleplerinin olmadığını ifade ettiği, bozma ilamında taşınmazın 01.01.2002 tarihinden önce teslim edilip edilmediği ve ödemelerin 01.01.2002 tarihinden sonra devam edip etmediğinin tespit edilmesi istenildiği, görüldüğünden, mahkemece, taşınmazın 2001 yılında kaba inşaat halinde davalıya teslim edildiği ve davacının katkı payı alacağı talebi olduğuna göre, taşınmazın dava tarihindeki kaba inşaat halindeki rayiç değeri uzman bilirkişi tarafından belirlenerek, bu değer üzerinden katkı payı alacağına hükmedilmesi gerektiği-
Tasfiyeye konu taşınmazın boşanma dava tarihinden sonra davalı tarafından devredildiğinin, mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olduğunun, mahkemece katkı payı alacağı taşınmazın devir tarihindeki değeri olan 40.000,00 TL esas alınarak hesaplama yapıldığının anlaşıldığı, mahkemece, mal rejiminin sona erdiği tarihte tasfiyeye konu taşınmaz mevcut olduğu dikkate alınarak, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki sürüm (rayiç) değeri (65.000,00 TL) esas alınarak davacı eşin katkı payı alacak miktarının belirlenmesi gerekeceği-
Mal rejiminin, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ereceği- Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden, evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olduğu- Tasfiyeye konu bağımsız bölüm, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 2003'de satın alınarak davalı eş adına tescil edilmiş olup, mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümlerin uygulanacağı- Tasfiyeye konu taşınmazın, davalı adına 2001'de evlilik birliğinden önce edinilen ve 2003'de devredilen bağımsız bölümün satışından elde edilen bedelin kullanılarak satın alındığı, davacı tanıkları, tasfiyeye konu taşınmazın 36.000,00 TL ye alındığını beyan etmesine rağmen, mahkemece tasfiyeye konu taşınmazın bilirkişi tarafından tespit edilen edinme tarihindeki değeri esas alınarak denkleştirme yapılarak artık değere katılma alacağı hükmedilmesinin doğru olmadığı- Taşınmazın davacı tanıklarının beyanında belirttikleri bedel dikkate alınarak, bu değer üzerinden artık değere katılma alacağına hükmedilmesi gerektiği-
Taraflar arasındaki kesinleşmeyen boşanma davasının mal rejiminin tasfiyesi ile alacak davasında bekletici mesele yapılması gerektiği-