Davalının, cevap dilekçesi ile davacı taraftan tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat isteğinde bulunduğu, mahkemece, davalının bu istekleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamasının usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiği-
Davalı-davacı kadının bir fabrikada muhasebe elemanı olarak çalıştığı, düzenli, sürekli ve yeterli bir gelirinin bulunduğu ve boşanmakla yoksulluğa düşeceğinin kabulünün mümkün bulunmadığı anlaşılmış olduğundan, yoksulluk nafakası isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulünün doğru olmayıp bozmayı gerektirdiği-
Toplanan delillerden; davacı kadının sürekli, düzenli ve yeterli gelirinin olduğu, davacının boşanmayla yoksulluğa düşmeyeceği, Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşullarının bu sebeple oluşmadığı anlaşıldığından,davacının yoksulluk nafakası isteğinin reddi gerekirken kabulünün doğru olmadığı-
1086 sayılı Yasanın yürürlükte bulunduğu dönemde boşanmanın fer'i (eki) niteliğindeki yoksulluk nafakasının (TMK md. 175) tahkikat süresince sözlü olarak da istenebileceği; bu istek iddia ya da savunmanın genişletilmesi yasağı sayılamayacağından (6100 s. HMK md. 141) karşı tarafın muvafakatine ıslah ya da bağımsız bir davaya gerek kalmadan ileri sürülebileceği-
Kendisini vekille temsil ettiren davacı-davalı koca lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmesi gerekeceği-
Davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası talebi bulunmadığından, kadın aleyhine kesin hüküm oluşturacak şekilde ret kararı verilemeyeceği-
Davalı-davacı kadının, açıkça yoksulluk nafakası talebi bulunmadığı halde, kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Kadının gelirinin düzenli ve sürekli olduğu, bu gelirin, onun asgari geçim giderlerini karşılayacak düzeyde olduğu, bu nedenle davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemeyeceği-
Davacının sigortalı olarak çalıştığı, sürekli ve yeterli gelirinin bulunduğu, bu nedenle davacı yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemeyeceği-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında, davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedileceği-
