Davacı-karşı davalı kadının, eşine ait evde oturduğu, üç dairesinin bulunduğu, ikisinden kira geliri aldığı, yarım günlük bir işte çalıştığı, davalı-davacı kocanın ise emekli olup aylık geliri ile bir evinin olduğu, tarafların gelirlerinin birbirine yakın bulunduğu, bu nedenle davacı-karşı davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemeyeceği-
Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davacı-davalı tarafından temyiz aşamasında sunulan Sosyal Güvenlik Kurumu kayıt örneğinden davalı-davacı kadının yargılama aşamasında ve karar tarihinde çalıştığı, karar tarihinden sonra da işten ayrıldığının anlaşıldığı, bu nedenlerle kadının çalışma durumu ve işten ayrılmış ise ayrılış nedeni araştırılarak, yoksulluk nafakası verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek gerçekleşecek sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiş olduğundan, davacı-karşı davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddinin doğru olmadığı-
Ön inceleme duruşmasına kadar yoksulluk nafakası talebinde bulunmayan davalı kadının ilk defa ön inceleme duruşmasında talep ettiği yoksulluk nafakası isteği ile ilgili olarak, -davacının açıkça muvafakatı olmadığından- "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece davacı kadının tamamen kusurlu olarak belirlenmesi doğru olmadığı gibi; hatalı kusur belirlemesi gerekçe gösterilmek suretiyle, boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılan davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddinin doğru olmadığı-
Mahkemece ziynet eşyalarıyla ilgili olarak, ziynetlerin dava tarihi itibariyle bedellerinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken; bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olup bozmayı gerektirdiği -TMK 184 Kadının özel bir firmada işçi olarak çalıştığı düzenli ve yeterli gelir sağladığı anlaşıldığına göre, kadının boşanmayla yoksulluğa düşeceğinden söz edilemeyeceği-
Davalı kadının ekonomik ve sosyal durum araştırmasında ev hanımı olduğu ve gelirinin bulunmadığının belirtildiği, oysa yargılama aşamasında davacı tarafından sunulan iş yeri adres bilgisinde davalı kadının otelde temizlik görevlisi olarak çalıştığının anlaşıldığı, bu nedenle mahkemece davalı kadının çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise gelirinin kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağının araştırılarak, sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı ve yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında da davalı kadının ev hanımı olduğu, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedileceği-
Tamamen kusurlu olan yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemeyeceği-
