Takibe dayanak ilamın bir bütün olmasına rağmen yasal ve geçerli bir neden olmaksızın alacaklının iki ayrı takip başlatmak suretiyle yasalarda belirtilen dürüstlük kuralına uymadığından, borçlunun zarara uğramasına neden olduğundan, alacaklının bu davranışının hukuk düzeni tarafından korunamayacağından mahkemece takibin iptaline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı-
Takibe konu ilamda T.C. Sağlık Bakanlığı hakkında hüküm kurulmuş olup Hazine davanın tarafı olmadığından takibin Hazine'ye yöneltilemeyeceği-
İlamların icrasında yapılan itiraz ve şikayetlerde tazminat öngörülmediği-
Alacaklı takip talebinde asıl alacak ve asıl alacağa işlemiş faizi Türk Lirasına çevirerek istediğinden, seçimlik hakkını Türk Lirası yönünden kullandığı ve faiz hesabının Türk Lirası üzerinden yapılması gerektiği-
İlamlı takiplerle ilgili herhangi bir şikayette, takibe dayanak belgenin ilam niteliğinde olup olmadığı kamu düzeni gereğince resen dikkate alınmasının gerekeceği-
İlamların infaz edilecek kısmının hüküm bölümü olduğu; diğer bir anlatımla, hükmün içeriğinin aynen infazının zorunlu olduğu- İcra Mahkemesinin, ilamın hüküm fıkrasının aynen uygulanmasını denetlemekle görevli olup, ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile değiştiremeyeceği, ilavelerde bulunamayacağı-
Takibe konu ilamda faize ilişkin bir hüküm ve dolasıyla faizin başlangıç tarihinin yer olmaması halinde, borçlunun temerrüde düşürüldüğü tarihin 'faiz başlangıç tarihi' olacağı-
Alacaklının yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, bu durumda kendisini vekille temsil ettiren alacaklı lehine, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücreti takdiri ve yargılama giderlerinin de kabul ve ret durumuna göre taraflar arasında paylaştırılması gerekeceği-
İlama konu alacak faiz alacağı olduğundan, bu alacağa mahkeme karar tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin mümkün olmadığı-
Davanın, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin iptali ve ödenen bedelin iadesi davası olduğu, takibe konu ilamın eda hükmünü içeren alacak davasına ilişkin olduğundan infazı için kesinleşmesi gerekmediği-
