İlamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazının zorunlu olduğu- Gerek icra dairesi ve gerekse sınırlı yetkili icra mahkemesinin ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip olmadığı-
İİK'nın 41. maddesi yollaması ile ilamlı takiplerde de uygulanması gereken İİK’nın 60. maddesi gereğince, icra müdürlüğünce düzenlenecek icra emrinin takip talebine uygun olmasının zorunlu olduğu- Mahkemece ilama ve takip talebine uygun olmayan icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
HMK'nun 367/2. maddesi gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin aynı haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemeyeceği- İlam, bir bütün olup, ilamda yer alan eklentilerin de aynı kurala tâbii olduğu- İlamda yer alan tüm alacak kalemlerinin ilamın kesinleştiği tarihte muaccel hale geleceği belirgin olmakla, ilam kesinleşmeden, eklentilerin ayrıca takibe konu edilmelerinin de söz konusu olamayacağı-
lİama uygun olmayan talepler içeren takip talebi ilama aykırılık yaratacağından icra mahkemesince takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Alacaklıların şikayet dilekçesinde yer alan vekalet ücretinin maktu olması gerektiğine ilişkin talepleri ile bağlı kalınması gerekirken taleple bağlılık ilkesi aşılarak nispi vekalet ücreti baz alınarak yapılan hesaplama gereğince kapak hesabının düzeltilmesine dair hüküm tesisi ile Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu-
Takip dayanağı ilamın Bölge İdare Mahkemesi kesin kararıyla görevsizlikle adli yargıya gönderilmesi kararına istinaden, takibe konu asıl ilam ortadan kalkmış olmakla takibin iptali gerektiği-
Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi halinde, (HUMK 429, HMK 363 ve devamı maddeleri) mahkemenin artık bu uyma kararı ile bağlı olduğu- Bozmaya uyma kararı, lehine bozma yapılan taraf için "usule ilişkin kazanılmış hak" doğuracağı-
İlamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazının zorunlu olduğu- Gerek icra dairesi ve gerekse icra mahkemesinin ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip olmadığı-
Elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemli olarak açılan davada, davalıların (borçluların) "inançlı temlik nedeniyle mülkiyet iddiasına" dayanarak davaya karşı koydukları anlaşıldığından, davanın gayrimenkulün aynına ilişkin olduğunun ve ilamın kesinleşmeden icra takibine konu edilemeyeceğinin kabulü gerektiği-
İlamdan kaynaklı alacakların adi yazılı alacağın temliki sözleşmesi ile devralınması halinde ancak ilamsız takip yapılabileceğinden ilam alacaklısının takibe koymadığı ilamlı icra takibinin iptaline karar verilmesi gerekeceği-