Talep, iflasın ertelenmesi istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, borca batıklık sebebine dayalı iflas istemine ilişkindir...
Şikayet tarihi itibariyle borçlu şirketin öz kaynaklarının (-)180.974,98 TL olumsuz bakiye verdiğinin, borca batık olduğunun ve İİK'nın 179. maddesi ile TTK'nın 376. maddesinde belirtilen iflas koşullarının oluştuğunun tespit edilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğu- Sanığın yargılama konusu eylemi için, İİK'nun 345/a maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre TCK'nın 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, 5237 s. Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın talimat mahkemesince savunmasının alındığı 28/09/2020 tarihi olduğu, bu tarihten mahkeme karar tarihi ile inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı-
Talep, iflasın ertelenmesine ilişkindir...
6. HD. 30.04.2025 T. E: 547, K: 1777
Talep, iflasın ertelenmesine ilişkindir...
Talep, İİK' nın 179. maddesine dayalı borca batıklık sebebiyle doğrudan iflas istemine ilişkindir...
Mahkemece davacının borca batık olduğu gerekçesi ile iflasına karar verilmiş ise de İİK’nın 179. maddesi uyarınca doğrudan iflas sebebi olan borca batıklığın sadece sermaye şirketleri ve kooperatifler için mümkün olduğu- İİK’nın 308. madde atfı gereği İİK’nın 177 ve 178. maddeleri uyarınca gerçek kişi tacir yönünden bir iflas sebebinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği- Farklı bir iflas sebebinin bulunmaması halinde gerçek kişi tacir yönünden İİK’nın 179. maddesi uyarınca iflas kararı verilemeyeceği de dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Yeni bir mahkemenin faaliyete geçirildiği tarihten önce derdest bulunan davaların, istek üzerine veya doğrudan görevsizlik ya da gönderme kararı ile yeni kurulan mahkemeye devredilmesine olanak bulunmadığı- "Tabii hâkim ilkesi" ve "usul ekonomisi ilkesi" gözetildiğinde, HSK'nın ilgili kararlarında asliye ticaret mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinin ticaret mahkemesi sıfatıyla baktığı derdest dosyaların devredilerek asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğine dair herhangi bir hükme yer verilmediğinden "esasen bu konuda HSK'nın yargı yetkisine ilişkin düzenleme yapması da mümkün bulunmadığından" asliye hukuk mahkemesinin ticaret mahkemesi sıfatıyla baktığı derdest dosyaların yargılamasına devam etmesi gerektiği- Taraflar arasındaki iflasın ertelenmesine ilişkin uyuşmazlığı yargılayacak ve çözecek olan mahkeme, uyuşmazlığın doğmasından önce kanunen belli olan F. Asliye Hukuk Mahkemesi olup, dava tarihinden sonra kurulan ve faaliyete geçirilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesince davaya bakılmasının olanaklı olmadığı (direnme kararının yerinde olduğu)-