Davacının, o maddeye dayalı bir boşanma talebi olmamasına rağmen hakimin o maddeye dayanarak tarafların boşanmasına karar vermesinin usul ve kanuna aykırı olduğu- Davalı erkeğin kendi tanık beyanlarında başka bir kadınla beraber olduğunu kabul etmesi, dosyaya sunulan fotoğraflar,kayıtlar,yazışmalar ile ve diğer tanık beyanlarından zinanın sabit olması halinde davacının zinaya dayalı boşanma davasının kabul edilmesi gerektiği-
Yerel mahkeme tarafından; kadında "vajinismus" belirtilerine rastlanmasına rağmen kadının bu belirtileri gidermeye yönelik başlatılan tedaviye devam etmediği için evlilik birliğinin sona erdiği, kadının kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de evliliğin fiilen 15 gün sürmesi sebebiyle ilişki için eşlerden beklenen makul sürenin geçmediği ve erkeğin eşine bu konuda makul süre tanımadığı, kadının tedaviden kaçındığının ispatlanamadığı; erkeğin, eşini tekrar almak üzere ailesinin evine bıraktığı ancak geri almayıp birlikte yaşamaktan kaçınarak eşine "seni istemiyorum" şeklinde telefon mesajları gönderdiği anlaşılıyorsa erkeğin boşanma davasının değil, kadının boşanma davasının kabulü gerektiği-
2. HD. 28.02.2019 T. E: 2018/1765, K: 1913-
2. HD. 27.02.2019 T. E: 2017/6674, K: 1771-
2. HD. 27.02.2019 T. E: 763, K: 1849-
2. HD. 27.02.2019 T. E: 2017/3007, K: 1726-
Yapılan yargılama ve toplanan delillerle, davalı-karşı davacı erkeğin eşini aldatmak suretiyle sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin, doğum sebebiyle hastaneye yatırılan eşinin yanında ve ona destek olmadığının, eşini istemediğini söylerek evden kovduğunun, davacı-karşı davalı kadının ise eşi için şerefsiz dediğinin, eşinin ailesini kastederek hepsi yalancı şeklinde sözler sarf ettiğinin, köylü diyerek eşini aşağıladığının, ailesinin köyden getirdiği yoğurt peynir gibi yiyecekleri pis deyip çöpe attığının, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı dava erkeğin, kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun anlaşıldığı, hal böyle iken tarafların eşit kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı- Boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğu, gerçekleşen kusurlu davranışların aynı zamanda kadının kişilik haklarına da saldırı teşkil eder nitelikte olduğu, kadın yararına TMK m. 174/1-2 koşullarının oluştuğu-
Davacı-karşı davalı kadının istinaf kanun yoluna başvurmadığının, ilk derece mahkemesince yüklenen "Hakaret, aşırı kıskanç tavırlar sergilediği ve eşine eski sevgilim M. gibi sarılıyorsun" kusurlarını kabul ettiğinin anlaşıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin kadına terk ihtarı gönderdiği, kadının kusursuz olduğu yönündeki belirlemesi ve yine tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek kendi içinde çelişki oluşturması doğru olmadığı gibi; ilk derece mahkemesince erkeğe yüklenen "Eşi ile yaşamak istemediği, eşiyle birlikte yatmak istemediği, ayrı yattığı, eşini dövdüğü" kusurlarının duyuma dayalı olup kanıtlanamadığı, gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği- Boşanmaya neden olan olaylarda davacı-karşı davalı kadın ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışın aynı zamanda erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olduğu, Türk Medeni Kanıınu'nun 174/1-2. maddesi koşullarının erkek yararına oluştuğu- Davacı-karşı davalı kadın ağır kusurlu olup yararına TMK'nın 175. madde koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği-
Tarafların boşanmalarına ilişkin hüküm istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden, davalı-davacı kadının feragat beyanının kesinleşen boşanma kararı yönünden hukuken geçerli sonuç doğurmayacağı, ancak davadan feragatin boşanmanın fer'ilerini de kapsayacağı-
Davalı-davacı erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin, birlik görevlerini ihmal edecek düzeyde sürekli alkol kullandığının ve ailesine ilgisiz davrandığının anlaşıldığı, bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizliğin mevcut ve sabit olduğu, olayların akışı karşısında davacı-davalı kadının dava açmakta haklı olduğu-