Davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemi- Diğer davalının borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun davacı tarafından ispat edilememesi- Dava konusu borcun da ödenmiş olması- Yargılama gideri ve vekalet ücretinin hangi davalıdan tahsil edileceğinin açık olmaması, diğer davalılar hakkındaki talepler yönünden olumlu-olumsuz karar verilmemesi nedeniyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmasının doğru olmadığı, kararın bu nedenlerle re’sen bozulması gerektiği-
Asıl dava tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteğine; karşı dava vasiyetnamenin tenfizi isteğine ilişkindir.
Sonradan yazılacak gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı-
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir...
Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemi- Davacının miras payı yönünden iptal - tescil kararı verilmekle yetinilmesi, kalan payın davalılar üzerinde bırakılması gerekirken davalıların üzerinde kalması gereken pay yönünden de tescil nedeni değiştirilecek şekilde iptal - tescil kararı verilmesinin doğru olmadığı-
Gerekçeli kararda, "istinaf kanun yoluna başvuru süresi 15 gün olarak" belirtildiğinden, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf sebeplerinin esastan incelenmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu, davalının mahkemeye erişim hakkını zedeleyecek şekilde, istinaf dilekçesinin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmediği-
Daire bozmasından sonra İtiraz Hakem Heyeti tarafından bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek ve infaza elverişli yeni bir hüküm oluşturulması gerekirken ''davalının itirazının kısmen kabul kısmen reddi ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının sonuç kısmının 3 nolu bendinde yazılı ibarenin çıkarılarak yerine ''4.256,67 TL'' ibarelerinin yazılıp buna göre infazına, kararın bu şekilde düzeltilmesine ve kararın diğer bölümlerinin aynen geçerli olduğuna " şeklinde karar verilmekle yetinilmiş olmasının usul ve yasaya uygun bulunmadığı, hükmün açıklanan nedenle bozulması gerektiği-
Bozma uyarınca İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uygun olarak esas hakkında uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli bir karar verilmesi gerekeceği, somut olayda; Daire bozmasından sonra İtiraz Hakem Heyeti tarafından bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek ve infaza elverişli yeni bir hüküm oluşturulması gerekirken "21.09.2020 tarih 2020/İHK-16336 sayılı hakem kararının aynen infazına" şeklinde karar verilmekle yetinilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olmadığı-
Bozma uyarınca İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uygun olarak esas hakkında uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli bir karar verilmesi gerekeceği, somut olayda; Daire bozmasından sonra İtiraz Hakem Heyeti tarafından bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek ve infaza elverişli yeni bir hüküm oluşturulması gerekirken ''davalının itirazının reddine" şeklinde karar verilmekle yetinilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olmadığı-
Bozma sonrasında İtiraz Hakem Heyetince bozma doğrultusunda yeniden karar verilmesi gerektiği-
