"HADRON" ve "HATRON" ibareleri arasındaki uyuşmazlıkta; mahkemenin gerekçesinde davalının eylemlerinin "marka hakkına tecavüz" teşkil ettiğini kabul etmesine rağmen, hüküm fıkrasında bu talebe yönelik bir karar kurmamasının "gerekçe ile hüküm arasında çelişki" oluşturduğu ve HMK 297/2 maddesine aykırı olduğu-
Islah dilekçesine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadan, kabul edilip edilmediğine ilişkin bir gerekçe oluşturulmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğu-
Fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması ile fazla çalışma ücreti yönünden gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunup bulunmadığı-
Taraflar arasındaki Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesine dayalı tazminat davasında mahkemece dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında belirtildiği, açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulması gerektiği-
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında, mahkemece dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında belirtildiği, açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulması gerektiği-
Davalı Sağlık Bakanlığının ücret alacağından sorumlu olup olmadığı-
Taraf vekillerinin temyizi üzerine verilen Yargıtay bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesinin bu karara uyması ile borçlu yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu- Burada usuli kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olacak istisnai bir durum da bulunmadığına göre, artık önceki kararda direnilmesinin usulen mümkün olmadığı- Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeni ile ilgili olup temyiz aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği-
Davada taraf sıfatı bulunmayan ve hakkında hüküm kurulmayan dolayısıyla temyiz hakkı bulunmayan ihbar olunan kurum vekilinin bozma ilâmına karşı beyanının hüküm ifade etmeyeceği- Davanın tarafı olan davacı ve davalılar vekillerinin bozma ilâmına uyulmasını talep etmeleri karşısında direnme kararı verilemeyeceği-
Mahkemece asıl ve birleşen davaya ilişkin hüküm fıkralarında BSMV alacaklarının bilirkişi raporunun eki tablolardaki ödeme başlangıç tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ödenmesine karar verildiği görülmekle 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesine uygun olmayan, bilirkişi raporuna ve eki tablolara atıf yapılarak oluşturulan, belirsiz ve infazda tereddüt oluşturacak nitelikteki mahkeme hükmünün bozulması gerektiği-
Yeni hükmün temyiz incelenmesini yapma görevinin Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye ait olduğu-
