Araç kiralama sözleşmesi gereğince verilen senedin tahsili istemiyle yapılan takibe vaki itirazın iptali istemi-
Davalının, katılımcı sıfatını kazandığı tarihten sonra doğacak alt yapı katılım bedelinden sorumlu olduğu-
Davalı bankanın harca tabii olduğu gözden kaçırılarak, tavzih kararı ile önceden hükmedilen harcın kaldırılmasının doğru olmadığı-
İtirazın iptali-
Davalı şirketin Eski Borçlar Kanunu 101. maddesi hükmü gereğince usulüne uygun temerrüde düşmemiş oldukları gözetilerek icra takibinden itibaren kabul edilen fatura bedeline ilişkin faize hükmedilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek takipten öncesi için işlemiş faize de karar verilmiş olmasının doğru olmadığı- İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı dava türlerinden olduğundan, takip dayanağı çek ve fatura bakımından inceleme yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı-
Davacının, birlikte müteselsil kefil olarak ödediği bedelin diğer birlikte müteselsil kefillerden onların payına düşen sorumluluk sebebiyle rücuen tahsilini isteyebileceği-
Borçlunun itirazında haksız olduğu kabul edildiğine ve kira parasının kira sözleşmesinde belirlenmiş ve likit bulunmasına göre davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği-
Dava kısmen kabul edildiği halde, kendisini vekille temsil ettiren davacı banka lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davalı, dava dışı borçlu ile davacı banka arasındaki süresiz kredi sözleşmesinde müteselsil kefil durumunda olup, ortada cari hesap şeklinde yürüyen bir borç ilişkisi bulunduğundan, kredi borcunun bir tarihte tamamen ödenmiş olması, kredi sözleşmesini sona erdirmeyeceği için, bu ödemeden sonra borçluya yeni bir kredi kullandırılmasının, yeni bir borç ilişkisi niteliğinde olmadığı-
Satılan mal bedelinin tahsiline ilişkin davada, davacının delil olarak fatura ve irsaliye sunduğu, davalının, irsaliye altındaki imzayı inkar ettiği, davacının mal teslimini ispat etmesinin gerekeceği-