İtirazın iptali davasında davanın takibe bağlılığının hem alacağın miktarı hem de kaynağı bakımından geçerli olduğu- İcra takibinde borcun sebebi olarak cari hesaptan kaynaklanan alacak gösterilmekle, taraflar arasında alacak borç ilişkisinin davacı tarafından düzenlenen faturalar yerine cari hesap ilişkisi çerçevesinde çözülmesi gerektiği- Taraflar arasında “Google Adwords ve Reklam Danışmanlığı” hizmeti kapsamında sözlü anlaşma ilişkisi kurulduğu, davacı tarafından verilen hizmetin bedeli ve davalı tarafça yapılan ödemelerin tespiti için tarafların ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelenmesinde davacı tarafından verilen bu hizmetin, davacının bilgisayarında yapılan Google Adwords incelemesinde davacının on iki adet hesap yönettiği, bunlardan iki tanesinin davalıya ait olduğu, yapılan çalışma maliyetinin KDV hariç 1.817.123,08 TL, düzenlenen faturaların toplam tutarının ise 2.127.219,54 TL olduğu, davalının toplam 1.270.000,00 TL ödeme yaptığı, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen muavin kayıtlarında yer alan mahsup fişinde ".. fazla ödeme iadesi" şeklinde açıklama ile davalı aleyhine 55.000,00 TL borç kaydı yapılarak toplam borca ilave edildiği, davacı defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda bu hususta bir açıklık bulunmadığı, davalıya ait defter kayıtlarında da bu bedelle ilgili herhangi bir kayda yer verilmediği, icra takip tarihi itibariyle davacının davalı şirketten bakiye hizmet bedeli alacağının ... TL olduğu tespit edilmiş olup Özel Dairenin bozma kararında, "hizmet bedeli konusundaki ihtilafın iki fatura bedeline ilişkin olduğu kabul edilerek çözümlenmesi gerektiği belirtilmişse de dosya içerisinde yer alan ve tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporları dikkate alındığında, davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklanan alacağının ... TL olduğu ve ilk derece mahkemesince" taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacının belirlenen iş bedeli alacağına" ilişkin kabulün yerinde olduğu-
Hazineye ait iki taşınmazın taş ocağı olarak kullanılmak üzere davalı şirkete kiraya verildiği, kira ilişkisi devam ederken 3213 sayılı Maden Kanunu'nda yapılan değişiklik sonrası taş ocaklarının maden kapsamına alınması nedeniyle kira ilişkisinin sona erdiği, bu süreç sonrasında Milli Emlak denetmenin yaptığı incelemelerde davalıya ait satış faturaları ve ticari defter kayıtlarının tetkik edildiği ve şirket yetkilisinin de imzası olan 22.09.2006 tarihli tutanak imzalanarak davalının sözleşmede öngörülenden fazla malzeme kullandığı sonucuna varıldığının kayıt altına alındığı, söz konusu tutanakta üretilen beton için dava konusu ocak dışında dışarıdan hammadde alınmadığı açıklamasının bulunduğu, bu tutanak kapsamında düzenlenen 29.09.2006 tarihli denetmen raporunda fazla kullanıma tekabül eden bedeli tespit yönünde hesaplama yapıldığı ve kamu alacağının tahsili gerektiğinin bildirildiği, davalının bu tespiti kabul etmediği ve hesaplama yöntemine de itiraz ettiği- Davacı Hazine tarafından söz konusu alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasında davalının denetim raporunda fazla kullanım bulunduğu yönündeki tespitin kendilerinin başka yerlerden de malzeme temin etmiş olmaları nedeniyle gerçeği yansıtmadığı savunmasında bulunduğu, Mahkemece verilen ilk kararla davacının alacak iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddedildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Özel Dairenin sözleşmeye konu araziden hangi miktar malzeme çıkarıldığının tespiti için davalı tarafın savunmasında geçen ocak dışında başka ocaklardan malzeme getirilip dava konusu sahaya depolandığı savunmasını doğrulayacak kayıtlara ihtiyaç duyulduğu hususunun altı çizildiği, söz konusu bozma kararına uyan Mahkemece bozma doğrultusunda değerlendirme yapılması zorunlu olup taraflardan bu yöne ilişkin delillerin sorulduğu, bir sonraki celse davalı tarafa delillerini sunması için kesin süre verildiği, dosyaya aşamalarda sunulmuş deliller dışında delil sunulmadığı anlaşılmakla, dosyada mevcut delillere göre bir değerlendirme yapılarak fazla üretim miktarının belirlenmesi ve buna göre hüküm kurulması gerektiği-
Dava konusu kıdem tazminatının ödenmesi hususunda taraflar arasında bir anlaşma bulunup bulunmadığı ve buna göre itirazın iptaline karar verilip verilemeyeceği, icra inkar tazminatı ve davalı vekilinin mazeretinin reddinin usule uygun olup olmadığı-<br /> 
İlamsız icra takibine itirazın iptali istemi- Davalının hem keşidecisi hem de lehdarı olduğu senet, davacı tarafından kambiyo senedine özgü takip yoluna gidilmeksizin ilamsız icra takibine konu edilmiş olup alacaklı ile borçlu sıfatının birleşmesi halinde geçerli bir kambiyo senedinden ve kambiyo senedinin ciro ile devrinden söz edilemeyecekse de; dava konusu adi senette alacaklı ile borçlu dışında üçüncü kişi olmadığı, adi senede dayalı ilamsız icra takibi yapıldığı gözetildiğinde mahkemece kambiyo senetlerine özgü geçerli bir cironun bulunmadığından bahsedilerek davanın reddinin hatalı olduğu- Davacı alacaklıya verilen adi senetteki imzaya davalının itirazda bulunduğu göz önüne alınarak bu hususta değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği-
Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla asıl borçlu ve kefillere yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi-
Davacı banka, kullandırdığı kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine hesabı kat edip davalılara ihtar göndermesine rağmen borcun ödenmemesi neticesinde takip başlatmış, borçlu kefiller ise  tarihinde ihtirazi kayıtla takip konusu borcu ferîleriyle birlikte ödemiş, akabinde de davalılar ihtirazi kayıtla yatırılan paranın alacaklıya ödenmesine muvafakat ettikten sonra dava açılmış olduğundan davacının yapılan ödeme kapsamında itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı-
İcra takibinden sonra itirazın iptali davasından önce yapılan ödemeler var ise, bu ödemeler mahsup edilerek davanın açılması gerektiği- Dava tarihinden önce yapılan ödemeler bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı- Hukuki yararın dava şartı olduğu, mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği ve aleyhe bozma yasağının istisnalarından olduğu-
İtirazın iptali istemi-
İtirazın iptali istemi- 
B.ye cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi-