Türk parasının kıymetinin korunması amacıyla yürürlüğe konulan mevzuatta 2018 yılında yapılan değişiklik ile döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak sözleşme yapma özgürlüğüne sınırlama getirilmekle ekonomik kamu düzeninin korunması amaçlanmış olup bu durumun mahkemelerce re'sen dikkate alınmasının gerektiği- "İcra dairesinde ileri sürülmeyen sebeplerin yargılamada dinlenemeyeceğinden, takibe konu dövize endeksli kira bedeli konusunda inceleme yapılamayacağı" gerekçesinin hatalı olduğu- Euro kira alacağının ödenmesinin talep edildiği ve 32 sayılı Kararda belirtildiği gibi taraflar arasında kira bedelinin ödenmesi konusunda mutabakata varılmadığı anlaşıldığından, icra mahkemesince değişikliğin değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
İcra takibine maruz kalan borçlu, vekil marifetiyle takibe itiraz ettiğinde, itiraz üzerine duran icra takibinin devamını sağlamak için alacaklının açacağı itirazın iptali davasında dava dilekçesinin asile tebliğ edilmesi gerektiği-
"Takibe konu alacağın ilamsız icra yolu ile tahsilinin gerekip gerekmediği" hususu icra müdürlüğünce re’sen gözetilmesi gerektiğinden, "İİK hükümlerine göre ilamsız takip yapılamayacağı, ihtilafın idari yargının görev alanına girdiği" yönündeki iddianın, "borca itiraz" sebebi değil, "şikâyet" sebebi olduğu ve icra mahkemesince işin esasının incelenmesi gerektiği-
Somut olayda, borçlular vekili tarafından icra dairesine verilen borca itiraz dilekçesinde, senedin teminat senedi olduğu sebebi ileri sürülmediğinden ve senedin teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamadığından, borçluların itirazın kaldırılması aşamasında ileri sürdüğü teminat senedi iddiasının icra mahkemesince incelenemeyeceği-
Takip yapılan ve ödeme emri gönderilen borçlu şirket ile itiraz dilekçesini sunan şirket iki farklı tüzel kişilik olduğundan, üçüncü kişi vekilinin yaptığı itirazın borçlu yönünden hukukî sonuç doğurmayacağı- Borçlu şirket ile itiraz dilekçesini sunan üçüncü kişi şirketin vekillerinin aynı olmasının da itiraz dilekçesine geçerlilik kazandırmayacağı, icra dairesince takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği-
Kira sözleşmesinde yeni kira dönemi başlamadan en az bir ay evvel bildirimde bulunularak kiralananın boşaltılabileceği aksi halde tüm kira bedellerinden sorumlu olunacağı şartı yer almışsa da; TBK’nın 347. maddesi hükmü uyarınca bu sürenin en az 15 gün olması gerektiğinden, kiracı aleyhine kanuna aykırı olarak yapılan bu düzenlemenin onu bağlamayacağı, kiraya veren, anahtarın ........... tarihinde teslim edilmediğini, .... Noterliği’nin ........ yevmiye numaralı anahtar teslim tutanağının tebliğ tarihi olan .......... tarihinde anahtarın teslim alındığını beyan etmiş olmakla kiracı tarafından aksi yazılı delille ispatlanamadığından anahtar teslim tarihi bakımından kiraya verenin beyan ettiği tebliğ tarihinin esas alınması gerekeceği- Alacaklının icra takibinde dayandığı kira sözleşmesinde 2. yıldan sonra kira bedelinin artırılacağına ilişkin taraflar arasında herhangi bir anlaşma yapılmamış olup, önceki dönem kira bedeli konusunda ise yıllık kira bedelinin .......... TL olduğunun sözleşme ile sabit olduğu, kira artış oranı konusunda anlaşma yapılmadığı anlaşıldığından İİK'nın 63. madde hükmü gereği borçlu kiracının senet metninden anlaşılan itiraz sebebini değiştirebileceği ve genişletebileceği, o halde Bölge Adliye Mahkemesi’nce, kiracının, yeni kira döneminin başlangıcından itibaren anahtar tesliminin kiraya verene bildirildiği tarih olarak kabul edilen tahliye tarihine kadar, önceki dönem yıllık kira bedeli üzerinden hesaplanacak kira borcundan sorumlu olduğu gözetilmek suretiyle bu miktara yönelik itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine dayanak yapılan senedin, senet dışındaki belgeye istinaden teminat olduğuna ilişkin iddianın, İİK'nun 169. maddesi uyarınca borca itiraz niteliğinde olup, aynı Kanun'un 168/5. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yasal beş günlük süre içinde icra mahkemesine yapılması gerekeceği- Takibe konu bonoların 'neyin teminatı olduğuna dair' belgenin, yasal beş günlük sürede sunulmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Zamanaşımı itirazının, senet metninden anlaşılan itiraz sebepleri arasında olduğu, takibin genel haciz yoluyla yapılmış olmasının bono için yasada öngörülen zamanaşımı süresinin uygulanmayacağı sonucunu doğurmayacağı, somut olayda, takip dayanağı bonoların 15/08/2011 – 30/07/2011- 01/08/2011 -30/08/2011 vade tarihli, olduğu, 06.03.2015 tarihinde genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlu tarafından itiraz dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu, bononun tanzim tarihi itibari ile yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nun 690. maddesinin yollamasıyla bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 662. maddesi gereğince takip tarihi itibariyle üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, mahkemece, borçlunun zamanaşımı itirazı İİK'nun 63. maddesi kapsamında değerlendirilerek alacaklının itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Ödeme belgesinin borcu söndüren belge niteliğinde olduğundan, savunmanın genişletilmesi olarak değerlendirilemeyeceği, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği, bu durumda mahkemece dosyada mevcut ödeme belgeleri üzerinde durularak ve davacının söz konusu ödemelere karşı beyanı da alındıktan sonra, yapılan ödemelerin takibe konu aylar kiralarına ilişkin olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
İİK’nin 63. maddesi hükmüne göre itiraz eden kiracının, itirazın kaldırılması davasında alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremeyeceği ve genişletemeyeceği, davalı kiracının, istinaf ve temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü iddialar sözleşme metninden anlaşılır nitelikte olup sonradan ileri sürülmesinde bir usulsüzlüğün bulunmadığı, kira sözleşmesinin 1.08. maddesinin değerlendirilerek kira borcunun belirlenmesinin ve buna göre uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği, bu durumda mahkemece, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-