Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı-
Mahkemece tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, maddi olaya uygun, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa, mülga HUMK 388 ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun ve denetime elverişli olmayan hükmün re'sen bozulması gerektiği-
Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda davanın kabulüne denildiği halde, gerekçeli kararda davanın kısmen kabulüne denildiğinden, tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı-
Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda “Davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile 9.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine” denildiği halde, gerekçeli kararda “Davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,” denilmiş olduğu için tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olduğu-
Tefhim edilen kısa kararda 33.634 TL'nin tahsiline karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda 33.364 TL'nin tahsiline hükmedilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı, buna göre, mahkemece; kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre, açıklanan hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece karar gerekçesinde, tanık beyanları ve benzer dosyalar itibarıyla davacının haftada 9 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmesine rağmen, bilirkişi raporunda 8 saat fazla çalışma üzerinden hesaplanan miktarın hükme esas alınması suretiyle gerekçe-hüküm çelişkisine neden olunmasının hatalı olduğu-
Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olmasının bozma nedeni olduğu, bu durumda, mahkemece yapılacak işin, tefhim edilen kısa karara uygun gerekçeli karar ve buna uygun hüküm oluşturmaktan ibaret olduğu-
Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni olup, HMK'nun 298/2 maddesi hükmüne uygun şekilde yeniden karar verilebilmesi için hükmün bozulması gerekeceği-
Miktar belirtilmeden, harçlandırılmadan ve ayrıca infaz kabiliyeti olmayan tahsil hükmü kurulmasının 6100 sayılı HMK hükümlerine aykırı olduğu, mahkemece yapılacak işin, davacıya miktar açıklattırılıp, harcı tamamlandıktan sonra belirlenecek miktar ve taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak hüküm kurulması ve 6100 sayılı HMK’nın 119 ve devamı maddelerine göre işlem yapılması olduğu-
Karar gerekçesinde davacının son brüt ücreti açıklandığı halde, net ücrete göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasının gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturduğu- 6100 sayılı HMK'nın 25. maddesine göre Kanun'da öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamayacağından davacının iddia etmediği halde gece çalışması yapıldığının kabulünün hatalı olduğu-