Dava, satın alma ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik, hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkin olup, keşif ara kararında, yerel bilirkişi ve tarafların bildirdiği tanıkların HMK'nun 243 ve 244. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, her bir keşif giderinin kalem kalem açıklanıp toplamının ne olduğu ve hangi süre içerisinde kim tarafından karşılanacağının açıkça belirtilmesi, bu hususta yasal uyarının yapılması (HMK'nun 259. maddesi) gerekeceği-
Tapu iptali ve tescil (mülkiyetin tespiti) davasında, taşınmazın içinde yer aldığı 1455 parsele ilişkin mera tespit raporu taşınmazın bir kısmının 4342 sayılı Yasa'nın 5a maddesindeki kadim meradan ve kalan kısmının 5b maddesindeki devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden edinildiğini belirtmekte olup bu haliyle taşınmazın kadim ve tahsisli mera araştırması yapılması gerekeceği-
Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1, 996, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, taşınmazdaki zilyetliğin nasıl başladığı, kadastro tespit tarihine kadar kim tarafından ve hangi nedenle sürdürüldüğü sorularak açıklığa kavuşturulması gerekeceği-
Dava, mirasçılar arasında açılıp yürüyen bir dava olduğu anlaşıldığına ve taşınmazların ortak miras bırakandan kaldıkları belirlendiğine göre terekeye dahil taşınmazlar üzerinde bir veya birkaç mirasçının sürdürdükleri zilyetlik tüm mirasçılar adına sürdürülmüş sayılması gerekeceği- Mahkemece yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi listesinde yer alan bilirkişilerin tamamı ile tarafların bildirdikleri tanık listesinde yer alan tüm tanıkların davetiyeyle keşif yerine çağırılmaları, ayrı ayrı huzura alınıp dinlenmeleri, murisin sağlığında mirasçıları arasında taşınmazlarını bölüştürüp bölüştürmediği, kadastro çalışmaları sırasında murisin verdiği beyan üzerine mirasçılar adına bulunan taşınmazların tespit ve tescillerinin yapılıp yapılmadığı, bunlardan hiçbirinin doğru olmadığının anlaşılması halinde bu sefer murisin ölümünden sonra tüm mirasçıların bir araya gelerek yöntemine uygun bir biçimde muristen kalan taşınmazları kendi aralarında taksim edip etmedikleri hususlarının yerel bilirkişiler ile tanıklardan sorulmak suretiyle açıklığa kavuşturulması gerektiği-
Tapu iptali ve tescil davasında, dava konusu yapılan yerde davacı ve bayii yararına imar ihya ve zilyetlik koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması gerekeceği-
Tapu iptali ve tescil davasında, satın alan davalının satın alma sırasında taşınmazı gelip görmesi ve zemin durumunu bilmesi kuralından da hareketle dava konusu taşınmaz bölümü ile ilgili durumu bilen, bilmesi gereken ve bilebilecek durumda olan kişilerden olduğunun kabulü gerekip, davalının tapu kütüğüne güven ilkesinden yararlanamayacağı, iyi niyeti korunamayacağı ve iyi niyetli sayılamayacağı-
Zilyetlik maddi olaylardan olup 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14/1. maddesi uyarınca tanık ve yerel bilirkişi dahil olmak üzere her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu- Dava Hazine ve ilgili belediye hasım gösterilerek tescil davası olarak açılmış yargılama devam ederken taşınmazın hazine adına tescili üzerine tapu iptali ve tescil davasına dönüşmüş olup, Belediye Başkanlığı'na karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davacıların TMK’nun 713/2.maddesinde yazılı “ölüm” sebebine dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunduğu, Hazinenin ise, kayıt malikinin mirasçılarının belirlenememesi halinde mirasçılık belgesi de gözetilerek,parsellerin Hazine adına tescilini istediği, kayıt malikinin mirasçılarını gösteren hasımlı mirasçılık belgesinin alınması,gerçek mirasçıların belirlenmesi ve bu kayda göre tapu kaydının düzeltilmesi gerekeceği- Davanın TMK’nun 713/2.maddesine göre sahteliği anlaşılan ilama göre tapuda malik görünen kişilere karşı davanın açılarak taraf teşkilinin sağlanmadan dava yürütülse de MK'nun 713/2. maddesinde belirtilen hukuki sebeplerden birine dayanılarak açılan davalarda, bu tür davaların niteliği ve özelliği gereği husumetin yargılama sırasında tamamlanabileceği-
Bir taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve TMK'nun 713/1. maddeleri uyarınca, olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılabilmesi için anılan maddelerde yazılı koşulların davacı lehine gerçekleşmesi yanında, ekonomik amaca uygun eylemli zilyetlik ve tasarrufun da kanıtlanması gerekeceği-
Davalı davanın açılmasına, kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşması ve delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce davacının talep sonucunu kabul etmiş ise, yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmemesi gerekeceği-
