Zilyetlik maddi olaylardan olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14/1. maddesi uyarınca yerel bilirkişi ve tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceği-
Mirasçılar arasında yapılacak miras payının devri işlemlerinde oybirliği aranmaması gerekeceği-
Dava, muristen intikal ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayanılarak TMK'nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden, yargılama bitinceye dek hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, görevden ötürü hakim tarafından kendiliğinden de gözönünde tutulması gerekeceği-
TMK'nun 713/2 maddesinde yazılı ölüm sebebine dayanılarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasında, TMK'nun 713/2 maddesinde öngörülen zilyetlikle kazanma süresi intikal ile kesilmiş olup ölüm tarihinden mirasçılar adına intikalin yapıldığı tarihe kadar 20 yıl geçmediğinden bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Kayıt malikinin mirasçı bırakmadan ölmüş olması halinde TMK'nun 501. maddesi gereğince mirasının devlete kalacağı ve bu nitelikteki bir taşınmazın kazanmayı sağlayan zilyetlik ile edinilemeyeceği-
Dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanından kaldığı, tespitin ne şekilde adına yapıldığının ispatının davalıya ait olması gerekeceği-
Taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilerek, taşınmazların sınırları fotoğraflar üzerinde gösterilip, mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulması gerekeceği-
Kural olarak, taşlık niteliğindeki bir yerin emek ve para sarfedilerek imar ve ihya işleminin tamamlanması, tamamlandığı tarihten itibaren en az 20 yıl süreyle davasız ve aralıksız olarak zilyet edilmesi gerekeceği-