Kadastro öncesi eklemeli zilyetlik sebebi dikkate alındığında taşınmazların niteliği açısından yapılan araştırma ve uygulama yeterli olmayıp, bir arazinin kullanım süresi ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafları olduğundan, hava fotoğraflarının tespit tarihinden önceki yıllara ait en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekeceği; bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için tespit tarihinden geriye doğru 20 - 30 yıl öncesine ait (1968 - 1978) en az iki farklı tarihe ait stereskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması ve bu fotoğrafların stereskopla üç boyutlu olarak incelenmesi gerekeceği-
Malikin kim olduğunun tapu kütüğünden anlaşılamaması ve eklemeli zilyetlik hukuki nedenlerine tutunarak tapu kaydının iptali ile tescil isteğine dayalı davada, ölüm tarihinin ve mirasçılarının belirlenememiş olmasının, davacılar lehine TMK’nun 713/2.maddesindeki kazanma koşullarının oluştuğu anlamına gelmeyeceği-
Kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan yerin zilyetlikle kazanılması için öncelikle, imar ve ihya işlemlerinin tamamlanması gerekeceği, bir arazinin kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar ve ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yönteminin hava fotoğrafları olduğu, davaya konu taşınmazların bulunduğu bölgeye ait; 1980-1985 yıllarının stereoskopik hava fotoğraflarının bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulacağı, varsa dosyaya getirtileceği, bu yıllara ait hava fotoğraflarının bulunmaması halinde ise topografik haritalardan yararlanılarak imar ihya koşullarının davacı yararına oluşup oluşmadığının açıklığa kavuşturulmasının gerekeceği-
Mülkiyetin naklini amaçlayan tapu iptali ve tescil davasında, davalılardan biri müebbet ağır hapis cezasına mahkum olmuş ve 4721 sayılı TMK'nun 407. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi'nce kısıtlıya vasi tayin edilmiş ise, TMK'nun 429/1. maddesi kıyasen uygulanmak suretiyle yargılamanın devamı için Sulh Hukuk Mahkemesi'nden husumet izni alınmak üzere vasiye süre ve imkan verilmesi, sonucunun beklenmesi, husumet izni alındıktan sonra yargılamaya devam olunması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-
Tapu iptali ve tescil davasında, kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılmış olup, bu tür uyuşmazlıklarda kazanmayı sağlayan zilyetliğin davalı Hazine'ye karşı kanıtlanması gerekeceği; maddi olaylardan sayılan zilyetliğin her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu-
Zilyetlik hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, dava konusu taşınmaz çayır niteliğinde Hazine adına tespit ve tescil edilmiş ise, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulünün gerekeceği ve bu nedenle imar ve ihyanın tüm koşullarının araştırılıp belirlenmesinin zorunlu olacağı-
Tapu iptali ve tescil davalarında kural olarak dava kayıt malikine, kayıt maliki ölü ise mirasçılarına yöneltilerek açılması gerekeceği-
19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmüne göre kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı-
Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gerekeceği-