Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal ve satış hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olup, senedin nizasız dava konusu yeri kapsadığını, davacının murisin dava konusu yeri haricen düzenlenen senet ile davalıların murisindenn satın aldığını ve eklemeli zilyetliğin davacıda bulunduğunun kabulünün gerekeceği-
Bir mirasçının elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bir taşınmaz üzerinde tek başına tasarrufta bulunma yetkisi bulunmadığından, mirasçılardan birisinin açtığı dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da dava açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılması (olurlarının alınması) veya TMK'nun 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci tayin edilmek suretiyle davaya devam edilmesinin mümkün olmadığı-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü kapsamında açılan tescil davalarında, davalı konumunda bulunanların, aynı dava içerisinde Medenî Kanunun 713/6. maddesi hükmü kapsamında karşılık tescil talebinde de bulunabilecekleri-
19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa'nın 16. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanununa eklenen 36/A maddesi uyarınca, kadastro işlemiyle oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet ve diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmolunamayacağı-
Dava konusu taşınmazın tapu kaydında ... Vakfı şerhi bulunmasına rağmen vakfın niteliği ve taşınmazın vakıf malı olup olmadığı belirli olmadığından, taşınmazın vakıf malı niteliğinde olup olmadığının araştırılması, vakfın niteliği ve vakıf senedi göz önünde tutularak özel mülkiyete konu edilip edilemeyeceği üzerinde durulması, ilgisi nedeniyle davanın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne yöneltilmesi taraf teşkilinin sağlanması, davaya katıldığı takdirde delillerini sunması için kendilerine süre ve imkan tanınması tüm delillerin eksiksiz olarak toplanması ve ondan sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Kural olarak TMK'nun 713/2 ve 3. fıkraları uyarınca açılan tapu iptali ve tescil davalarında eksik peşin harcın davacıdan alınmasına, davacının yaptığı tüm yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerekeceği-
Ana parselden ayrılan ve parselle herhangi bir bağı kalmayan taşınmaz bölümlerinin aynı ada ve parselle işlem görmeleri olanaklı bulunmadığından, böyle durumlarda kabulüne karar verilen taşınmaz bölümünün, aynı adanın son parsel numarasıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan bir parça kısmın ise, aynı ada ve parsel numarası ile kayıt maliki üzerinde bırakılmasına, şayet tesciline karar verilen taşınmaz ana parselin ikiden fazla parçaya bölünmesine neden oluyorsa, bu taktirde kayıt maliki üzerinde kalan diğer parça içinde aynı adanın son parseliyle kayıt maliki adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekeceği-
TMK.nun 713. maddesinin 3.fıkrası hükmüne göre, tescil davasının Hazine'ye ve ilgili kamu tüzelkişilerine karşı açılması gerekeceği, hazine, bu tür davalarda değişmez yasal hasım olup, bunun yanısıra niza konusu taşınmazın bulunduğu köy, belediye ve ilgisine göre diğer kamu tüzelkişilerinin de davada taraf durumunu almaları gerekeceği-
Davada taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulamayacağı-
Dava; 3402 sayılı Kanun'un 13/B-b maddesinde yazılı kazanma koşullarına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, dava konusu taşınmazın öncesi, davalıların miras bırakanı 1973 yılında ölene ait iken, kadastro öncesinde davacıların miras bırakanı 1993 yılında ölene satılarak devredildiği, devir tarihinden tespit tarihine kadar miras bırakan ve davacılar tarafından kullanıldığı, davacıların miras bırakanı mirasçıları arasında yapılan pay devirleri sonunda taşınmazın davacılara kaldığı, davacılar lehine 3402 sayılı Kanun'un 13/B-b maddesindeki koşulların gerçekleştiğinden davanın kabulü gerekeceği-