Dava; kadastro öncesi satın alma ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayalı TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14.maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, dava konusu taşınmaz hali arazi niteliğiyle tespit edildiğine göre, imar ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulü gerekip, bir yerin niteliğini ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin kazandırıcı mahiyette olup olmadığını en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafları olacağından, hava fotoğraflarının en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekeceği-
Dava, TMK'nun 713/2. fıkrasında yer alan ''maliki 20 yıl önce ölmüş'' ve tapu kütüğünün bu nedenle hukuki değerini yitirdiği hukuki sebebine dayalı olarak TMK'nın 713/1 ve 2. fıkraları gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olup, hüküm fıkrasında bulunması gereken hususlar HMK'nun 297 ve devamı maddelerinde bentler halinde gösterildiğinden, bu maddelerin hüküm kurulurken göz önünde bulundurulması gerekeceği-
Kural olarak tapu iptali ve tescil davalarının dava kayıt maliklerine, kayıt malikleri ölü ise mirasçılarına yöneltilerek açılması gerekeceği-
TMK’nun 713/5. fıkrasına eklenen ibare ile mülkiyet hakkının tüm kazanma koşulların oluşması ile 20 yıllık kazanma süresinin dolduğu anda kazanılacağı-
Kural olarak, tespit dışı kalan bir yerin niteliğinin de kazanmaya elverişli olması halinde imar ve ihya yoluyla 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17 ve TMK'nun 713/1 maddesi gereğince kazanılmasının mümkün olduğu-
Murisin ölümünden sonra taşınmaz tüm mirasçıları tarafından tasarruf edilmiş ise tüm mirasçıların paylı mülkiyet nitelikli taşınmazda hak sahibi olduklarının kabulü gerekip, şayet taşınmaz murisin ölümünden sonra sadece bir veya birkaç mirasçısı tarafından kullanılmakta ise, bu takdirde mülkiyetin bu kişilere ait olduğunun kabulü gerekeceği; dolayısıyla kullanan mirasçı ya da mirasçıların ölümü ile elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olmak üzere kullananların mirasçılarına intikal edeceği-
TMK'nun 713/2. fıkrasına dayalı olarak açılan davalarda harici satın alma sadece zilyetliğin başlangıcını belirleme bakımından gözetilmekte olup, tapulu taşınmazların haricen satın alınması bakımından hukuki bir sonuç doğurmayacağı; TMK'nun 713/1 ve 2. fıkrasındaki koşulların gerçekleşmesi halinde söz konusu taşınmazın kazanmayı sağlayan zilyet edinilmesinin mümkün olduğu-
Tapu iptali ve tescil davasında, iptal edilen pay belli olmadığı gibi, tescil kararı verilmeden verilecek hükmün Tapu Sicil Müdürlüğü'nde infazı mümkün olmayıp bu nedenle hüküm kurulurken öncelikle dava konusu taşınmazın maliklerinden hangisinin üzerindeki tapu kaydının iptal edildiği belirtilmek ve sonrasında TC. kimlik numarası da gösterilmek suretiyle 6100 sayılı HMK'nun 297/2 maddesine uygun olarak davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermek gerekeceği-
Dava konusu taşınmazın 24/288 hissesi davacının satış tarihi olarak bildirdiği 04.07.1979 tarihinden önce dosyadaki veraset ilamına göre 14.01.1983 tarihinde ölen adına kayıtlı olup, davanın yasal dayanağı olan TMK'nun 713/2. fıkrasında yer alan “…ölmüş…” sözcüğünün, Anayasa Mahkemesi'nin iptal ve yürürlüğün durdurulması kararını verdiği 17.03.2011 tarihine kadar açılan davalar ile bu tarihe kadar diğer kazanma koşullarıyla yanında 20 yıllık kazanma süresinin dolmuş olması halinde bu tür davalar bakımından kazanılmış (müktesep) hak olacağı-
Davacı, tesciline karar verilmesini talep ettiği taşınmazın kendine miras kalmadığını, imar ve ihyasını kendisinin yaptığını iddia etmiş, keşiflerde taşınmazın içindeki evin davacının babası tarafından yapıldığı ve çevresindeki tarlanın babası, sonrasında davacı tarafından kullanıldığını beyan etmiş ise, taşınmazın hangi nedenle tescil harici bırakıldığı, taşınmazın kadastrodan sonra kim tarafından ne şekilde hangi tarihler arasında imar ve ihya edildiğinin araştırılması ve babadan intikal şeklinin açıklığa kavuşturulması gerekeceği-