HMK. nun 290. maddesi gereğince, taşınmaz ve çevresini gösterir yakın plan ve panaromik fotoğrafların birlikte keşfe götürülecek bilirkişi fotoğrafçı aracılığıyla çektirilerek keşfi yapan Hakim tarafından onaylandıktan sonra dosyaya eklenmesinin gerekeceği-
Tescil konusu taşınmazın, 27.03.2007 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilen bir yer olduğu, böyle bir yerin kazanılabilmesi için kamunun yararlanmasına terk ve tahsis edilen yerlerden bulunmamasının, kadim yol olmamasının ve paftasında gösterildiği tarihten itibaren 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olmasının gerekeceği, somut olayda; çekişme konusu yerin, 27.04.2007 tarihinde paftasında yol olarak gösterildiği, eldeki davanın ise 14.09.2010 tarihinde açıldığı, Dairemiz’in yerleşmiş uygulamalarına göre, paftasında gösterildiği tarihten itibaren makul sayılabilen süre içerisinde açılmış bulunan davalara bakılmasının ve paftasında gösterildiği tarihten geriye doğru kazanmayı sağlayan sürenin nazara alınmasının gerekeceği-
Davanın kayyım huzurunda yürütülmesine karşı koymamasının dahi bir önemi ve hukuki kıymetinin bulunmadığı, tekrar belirtmek gerekir ki; bu tür davalarda Hazine’nin son mirasçı sıfatıyla TMK. nun 501. maddesi gereğince yer alabileceği ve Hazine’ye husumet yöneltileceği, mülkiyet hakkının, Anayasa ve yasalarda güvence altına alındığı, tapu iptali ve tescil davalarında öncelikle husumetin kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise saptanacak mirasçılarına yöneltilerek açılacağı, ancak, kayıt maliki ve mirasçılarına yöneltilerek açılmış bir davanın bulunmadığı-
Babasının ölümüyle terekenin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu- Terekeye tabi bir taşınmaz için bir veya birkaç mirasçının tek başına üçüncü kişi durumunda bulunan Hazineye karşı aktif dava açma sıfat ve hukuki ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Paftasında gösterildiği tarihten itibaren makul sayılabilen süre içerisinde açılmış bulunan davalara bakılmasının ve paftasında gösterildiği tarihten geriye doğru kazanmayı sağlayan sürenin nazara alınmasının gerekeceği, mahkemece kazanma süresi ve koşullarının davacı yararına gerçekleşmediği ve tespitten itibaren dava tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin gerekeceği-
Zilyetlik maddi olaylardan olup, her türlü delille kanıtlanması mümkünken (3402 s.KK. m. 14/1) sadece yerel bilirkişi beyanları ile yetinilerek hüküm kurulması da doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmaz tapuda Hazine adına kayıtlı olup tapu iptali ve tescil davalarının kayıt malikine yöneltilmesi gerekirken, taraf sıfatı bulunmayan S.lı Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmemiş olmasının da doğru olmadığı-
