TMK'nun 713/2. maddesi uyarınca açılan tapu iptali ve tescil davalarında, taraf teşkilinin yargılama sırasında yerine getirilmesinin mümkün olduğu-
Mülkiyetin aktarılmasına yönelik tapu kaydının iptali ve tescil isteğine ilişkin davada, kayıt gerçek ve tüzel kişiye, malikine, kayıt maliki gerçek kişi ölü ise mirasçılarına yöneltilmesi gerekip iptal ve tescil ipotekli davalarda sonradan dahili dava suretiyle taraf teşkili sağlanmayacağı-
1.10.1966 tarihli Kararname ve bu kararnamenin uygulama şeklini gösteren yönetmelik hükümleri uyarınca Suriye uyruklu kişilere ait taşınmazlara Hazinece el konulduğu, bu şahıslar tarafından yapılan her türlü satış, bağış ve benzer tasarrufi işlemlerin geçersiz olduğu, böyle bir yerin olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile de kazanılamayacağı-
Genel olarak gerekli dikkati gösteren herkesin kayıtlarda malikin kim olduğunu anlamayacağı hallerde tapu sicilinde yazılı olan malikin bilinmediğinin kabulü gerekeceği-
Dava şartı, kamu düzeni ile ilgili olduğundan taraflarca ileri sürülmese dahi taşınmazın davacıya geçiş şekli mahkemece kendiliğinden araştırılıp belirlenmesi gerekeceği-
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26/D bendindeki koşullar gerçekleşmediğinden davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bakılmasının gerekeceği-
Davacının babasının köy odası inşaatında kendi rızasıyla çalışmasının mülkiyet hakkı bahşetmeyeceği gibi bir kısım davalıların kök murisleri ile davacı arasında da noksan ikmali yoluyla gelen nüfus kayıtlarına göre mirasçılık bağı da bulunmadığından; davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediği-
Davacı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenen 20 yılı aşkın süreyle nizasız aralıksız malik sıfatıyla zilyetlikle oluşan mülkiyet hakkına dayanarak taşınmaza müdahalenin önlenmesini istediği, davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesi'ne ait olduğu-
