Mahkemece, davalıların tutunduğu tapu kaydının ve varsa yazılı dayanağının merciinden tüm tedavülleri ve dayanak belgeleri ile getirtilmesinin, mahallinde öncelikle haritasının mümkün olmadığında tapusunun teknik ve yerel bilirkişiler huzuruyla zemine uygulanmasının, taraf tanıklarından zilyetlikle ilgili bilgiler alınmasının, tüm bu bilgi, belge ve belirlemelerin, keşfi izlemeye infazı sağlamaya elverişli ölçekli kroki ve rapora yansıttırılmasının gerekeceği-
Kural olarak tescil harici bırakılan taşınmazların devletin hüküm ve tasarruf altındaki yerlerden olduğu, imar-ihya edilmeleri ve diğer koşulların gerçekleşmesi halinde zilyetlikle kazanılmalarının mümkün olduğu-
Paftada yol olarak bırakılan parsel içerisinde A harfiyle gösterilen yerler bakımından davacının aralıksız çekişmesiz malik sıfatı ile 20 yıllık zilyetliğinin olup olmadığının araştırılıp belirlenmesinin gerektiği, bu yönde, TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki koşulların araştırılıp belirlenmesinin zorunlu olduğu-
Dava konusu taşınmazın kullanım süresi ve niteliğini belirlemek için hava fotoğraflarından yararlanılmasının gerekeceği, hava fotoğraflarının en az iki ayrı zamana ilişkin olmasının gerekeceği, bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için; kadastro tespit tarihinden 20-30 yıl öncesine ait (1979-1989 arası) en az iki farklı tarihli hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan; fotoplan, fotometrik ve fotoğrametrik paftalar ile dava konusu yerin bileşik paftası İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosyaya eklenmesinin gerekeceği-
Davacı tarafın dava konusu taşınmazı 30 senedir ekip biçmediğini beyan ettiği ve yapılan keşif sonrası düzenlenen ziraatçi bilirkişi raporunda da söz konusu taşınmaz üzerinde tarım yapılmadığının belirlendiği görülmekle dava konusu taşınmazı davacının iradi olarak terk ettiğinin anlaşıldığı, hal böyle olunca, davacı yararına zilyetlik yoluyla kazanma koşullarının oluşmadığının kabulünün gerekeceği-
Dava konusu parselin ifraz edilmeksizin davacı tarafa tercih hakkı da sorularak dava konusu taşınmaz üzerinde taraflar paydaş kılınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken parselin ifrazı üzerine tapu iptali ve tescile karar verilmesinin doğru olmadığı-
20 yıllık zilyetlik süresi dolduktan ve taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı kazanıldıktan sonra, kadastroya kadar taşınmazın kullanılmamış olmasının, mülkiyet hakkının kazanılmış olmasına engel teşkil etmemesi gerekeceği-
Yürürlüğünün durdurulması kararının verildiği 17.03.2011 tarihinden önce açılmış bulunan davalar bakımından maliki 20 yıl önce ölmüş ve o tarihten dava tarihine veya kayıt maliki adına bulunan tapu kaydının intikal gördüğü tarihe kadar diğer kazanma koşulları yanında 20 yıllık kazanma süresi de dolmuş ise, bu tür davalar bakımından kazanılmış (müktesep) hakkın kabulünün gerekeceği-
Taşınmazın tespit harici bırakıldığı niteliği ile Devlet’in hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, böyle bir yerin koşulları mevcut olduğu takdirde, zilyetlik ve imar-ihya yoluyla kazanılmasının mümkün olduğu-
Mirasçıların,gaip adına kayıtlı taşınmazların elbirliği mülkiyeti olarak adlarına tesciline karar verilmesinin istendiği davada, gaip adına kayıtlı olan taşınmazların mirasçı davacılara teslimi ancak, taşınmazların miraçsılar adına tescili ile mümkün olacağından, açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
