Süresinde satış istenmemesi sebebiyle hacizlerin düşmüş olması karşısında, borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunmasında korunmaya değer bir hukuki yararı bulunmadığı-
Borçlunun satış talebinden sonra yaptığı taksitle ödeme taahhüdünün İİK'nun 111/1. ve 2. fıkrasındaki şartlara uygun olmaması durumunda, bununla icra takibi durmayacağı- Borçlunun İİK. mad. 111/1 ve 2. fıkradaki şartlara uygun olmayan taksitle ödeme taahhüdünün (teklifinin) alacaklı tarafından kabul edilmesi halinde, alacaklı ile borçlu arasında bir taksit anlaşması yapılmış olacağı ve bu halde de borçlu taksitleri anlaşmaya göre zamanında ödediği sürece borçlunun hacizli malları satılamayacağı ve satış isteme sürelerinin işlemeyeceği- Alacaklı, İİK. mad. 111/1 ve 2. fıkradaki şartlara uygun olmayan böyle bir taksitle ödeme teklifini kabul etmezse borçlunun hacizli mallarının satılacağı- İcra mahkemesince anılan taahhüt işleminin, İİK. mad. 111/3. fıkrasında belirtilen şekilde alacaklının rızasına bağlı olması nedeniyle alacaklının anılan taahhüt işleminde imzasının bulunması sebebi ile satış talebinden sonra yapılan taahhüdün geçerli olduğu gözetilmek suretiyle ilk taksitin ihaleden önce yatırılıp yatırılmadığı araştırılmadan karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
"Gerekçeli" istinaf dilekçesi kanunda belirtilen süre geçtikten sonra verilmiş olup; yerel mahkeme kararının tefhim edildiği ve süresinde 'süre tutum dilekçesi' sunulduğundan bahisle istinaf isteminin süresinde yapıldığının kabul edilmesi gerektiği- Bölge Adliye Mahkemesince, süresinde süre tutum dilekçesi verildiği halde, yerel mahkeme kararının kamu düzenine aykırılık yönünden değerlendirilmeksizin, HMK’nın 352. maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
Borçlunun, ......bankasındaki mevduatına ……. tarihinde haciz konulduğu, İİK'nin "paraya çevirme" başlığını taşıyan 106 ve devamı maddelerinde taşınır ve taşınmaz malların satış usulünün düzenlenmiş olduğu- Somut olayda haczin, satılarak paraya çevrilmesi zorunlu mala değil, bankadaki paraya konulmuş olduğu- Her ne kadar alacak ve para menkul hükümlerine göre haczedilir ise de, bu paranın satılarak paraya çevrilmesi söz konusu olamayacağından satış isteme açısından İİK'nin 106. ve 110. maddelerinin tatbikinin düşünülemeyeceği- Ancak yasada para alacağı üzerine konulan haczin ne kadar süreyle mevcudiyetini koruyabileceği yönünde bir açıklık bulunmadığından İİK'nin 106. maddesinde menkul mallar için öngörülen altı aylık sürenin para alacakları yönünden hacizden itibaren paranın istenmesi için gerekli azami süre olarak kıyasen uygulanması gerektiği-
Para alacağı üzerine İİK. mad. 89 uyarınca konulan haciz tarihinden itibaren altı aylık sürede alacaklı tarafından paranın istenmemesi halinde para üzerindeki haczin kalkacağı- Para üzerindeki haczin kalkması halinde, dava tarihinde geçerli bir haciz bulunmadığından istihkak davasının da ön koşul yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin gerektiği-
Araç üzerindeki haczin dava tarihi itibariyle düştüğü göz önüne alınarak, istihkak davasının usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı-
Dava konusu haczin konulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan İİK’nin 106. - 110. maddelerine göre, alacaklının haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay içinde satılmasını isteyebileceği, bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmezse o mal üzerindeki haczin kalkacağı, buna göre, araç üzerindeki haczin, dava tarihi itibariyle düştüğü göz önüne alınarak davanın usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-
Alacaklının yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yaptığı satış talebinin icra müdürünce reddine ilişkin kararın şikayet yolu ile ortadan kaldırılmaması halinde, haczin düşmesi sonucunu doğurmayacağı (İBK 16.02.2018 T. 4/1)- İki yıllık yasal satış isteme süresi içerisinde satış talebinde bulunan ve satış avansını yatıran alacaklının haczinin ayakta olduğu-
Satış talebinin, İİK mad. 106 ve 110 uyarınca süreler içinde olup olmadığını icra müdürü re’sen gözetmesi gerektiği- Süresi içinde yapılmış olan satış talebi, alacaklı tarafından bir defa geri alınabileceği, bu durumda, satış talebini geri alan alacaklı ancak, haciz tarihinden itibaren kalan satış isteme süresi içinde yeniden satış isteyebileceği- Satışın durdurulması talebinin, satış talebinin geri alınması niteliğinde olduğu-
Alacaklının yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yaptığı satış talebinin icra müdürünce reddine ilişkin kararın şikayet yolu ile ortadan kaldırılmaması halinde, haczin düşmeyeceği (İBK 16.02.2018 T. 4/1)-
