İİK'nin 97/8. fıkrası uyarınca dava süresince 106. maddede düzenlenen satış isteme sürelerinin duracağı- İİK’nin 106. ve 110. maddeleri gereğince satış isteme süresi dolmuş olup, mahcuzlar üzerindeki hacizlerin dava açılmadan önce kalkmış olduğu- Her ne kadar davalı alacaklı dava açıldıktan sonra satış talebinde bulunmuş ise de dava açıldıktan sonra talepte bulunulması hacizden itibaren işlemeye başlayan satış süresini kesmeyeceği- Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, herşeyden önce hukuken geçerli bir haciz bulunması olduğu- Bu koşulun bulunup bulunmadığı yargılamanın her aşamasında gerek ilk derece mahkemeleri gerekse Yargıtay tarafından re'sen gözetilmesi gerekeceği-
İİK'nin 97/8. fıkrası uyarınca istihkak davası süresince 106. maddede düzenlenen satış isteme sürelerinin duracağı- Ancak üçüncü kişi tarafından dava açılmadan önce icra dosyası kapsamında süresi içinde davaya konu menkuller yönünden usulüne uygun satış talebi olmadığından, dava tarihi itibariyle İİk.106'daki altı aylık satış isteme süresi dolmuş olup, mahcuzlar üzerindeki hacizlerin dava açılmadan önce kalkmış olduğu- Her ne kadar davalı alacaklı dava açıldıktan sonra satış talebinde bulunmuş ise de dava açıldıktan sonra talepte bulunulması hacizden itibaren işlemeye başlayan satış süresini kesmeyeceği- Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşulun, her şeyden önce hukuken geçerli bir haczin bulunması olduğu- Bu koşulun bulunup bulunmadığı yargılamanın her aşamasında gerek ilk derece mahkemeleri gerekse Yargıtay tarafından re'sen gözetilmesi gerektiği-  Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerektiği-
Somut olayda; borçlunun adına kayıtlı taşınmazlardan sadece ikisi üzerindeki haczin kaldırılmasına yönelik alacaklı vekilinin talebi, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, alacağın haricen tahsil edildiğine karine teşkil edeceğinden, haczin kaldırılması için anılan yasa hükmüne uygun olarak harç ödenmesi zorunlu olduğundan, icra müdürlüğünce harç alınmasına yönelik işlemde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
Borçlunun adına kayıtlı taşınmazlardan sadece biri üzerindeki haczin kaldırılmasına yönelik alacaklı vekilinin talebi, alacağın haricen tahsil edildiğine karine teşkil edeceğinden, haczin kaldırılması için Harçlar Kanunu'nun 23. maddesine uygun olarak harç ödenmesi zorunlu olduğu-
Uyuşmazlık, İİK'nun 106 – 110. maddeleri gereğince hacizlerin kaldırılmasına ilişkin ise de, şikayetçi 3. kişi olup, ilk derece mahkemesi kararının kesin nitelikte olmadığı-
Hasım yanlış gösterilse veya hiç gösterilmese bile şikayet dilekçesi doğru hasma tebliğ edilmek suretiyle şikayete ilişkin yargılamaya devam edilmesi gerektiği- Şikayet tarihinde takip alacaklısı olmadığından alacağını temlik eden şirket husumet yöneltilemeyeceği ve aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesi ve yargılama giderlerine mahkum edilmesinin hatalı olduğu- Karar başlığında birden fazla davalıya yer verilmesine rağmen hüküm fıkrasında yargılama giderleri ve vekalet ücretinin “davalıdan” alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar verilerek bu giderlerin kimin hakkında takdir edildiği hususunda infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulamayacağı-
Tasarrufun iptali davası devam ederken, kaydına ihtiyati haciz konulmuş olan dava konusu taşınmaz dördüncü bir kişiye devredilebilir ancak bu devirden haberdar olmayan mahkeme, davacıyı "davasını dördüncü kişiye yöneltip yöneltmeyeceği" konusunda uyarmaz ve davacı da "davasını bu kişiye yöneltip yöneltmeyeceği ve davasını bedele dönüştürmüş olduğunu" bildirmezse, mahkemece verilen "davanın kabulüne" ilişkin karar, taşınmazı üzerindeki ihtiyati haciz ile yükümlü olarak almış olan dördüncü kişiyi etkiler mi?
Şikayet olunanın haczinin .. tarihli olduğu .. tarihinde satış talebinde bulunduğu, satış avansının ise icra müdürünün talep etmesi üzerine .. tarihinde yatırıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı- Şikayet olunan yasal süresi içinde satış avansı yatırmadığı için haczin düşmüş olduğu-
İİK'nun 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığının gerektiği- Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nun 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekeceği- Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusunun kalkmamış olacağı ve başvurunun fuzuli yapıldığının kabul edilmesi gerekeceği-
Alacaklının, dava konusu taşınmaz kayıtlarına haciz uygulatarak satış talebinde bulunması ve satış avansını yatırmasına rağmen mahkemece satış kararının iptal edilmesi gerekçe gösterilerek alacaklının yinelediği satış talebinin icra müdürlüğü tarafından reddedilmesinin; alacaklının İİK'nın 106’ıncı maddesinde söylenen süre içinde satış talebinde bulunmuş olması ve 59’uncu maddesi uyarınca satış masrafını yatırmış olması yani kanuni gerekleri yerine getirmiş olduğu ve haczin hala ayakta olduğu kabul edildiği için yersiz olduğu-