Takibin dayandığı muvazaalı senedin ve bu senede istinaden yapılan icra takibinin iptali istemi-Dosya kapsamında toplanan delillere göre; ... İcra Müdürlüğünün 2015/1237 esas sayılı icra dosyasına dayanak gösterilen senedin keşidecisi olan davalı M. E.'un diğer davalı S. E.'un babası olduğu, senedin tanzim tarihi olan 25/12/2013 tarihinde davalı S. E.'un 16 yaşlarında olduğu ve tarafların aralarında gerçek bir hukuki ilişkinin olmadığı, senedin düzenlenme, vade ve takip tarihleri dikkate alındığında davalı taraflar arasında gerçek bir hukuki ilişkinin varlığının davalılarca ispatının gerektiği anlaşılmış, bu yön gözetilmeyerek davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerektiği-
İİK'nın 277 ve devamı maddeleriyle iptal davalarının düzenlendiği- İİK'nın 281/2 maddesi ile alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verilebileceği teminatın lüzum ve miktarının mahkemece takdir ve tayin edileceğini düzenlendiği- Bir para alacağının  korunması için ihtiyati  tedbir yoluna değil, ihtiyati  haciz yoluna  başvurabileceği- Davanın niteliği gözetilerek ihtiyati haciz kararı verilmesi ve teminat alınması, ihtiyati tedbir talebinin ise reddedilmesin de usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı-
Tasarrufun iptali davasında İİK. m. 281/2 uyarınca verilen ihtiyati haciz kararının tapu kaydına işlenmesinden ve dava sırasında taşınmazın dördüncü kişiye satılmasından sonra, borçlu vekilinin talebi ile icra dairesince İİK m. 106 ve 110 gereğince haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşıldığından, bu aşamada, taşınmaz, dördüncü kişiye ait olduğundan, bu taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilmesinin mümkün olmadığı, dördüncü kişi, tasarrufun iptali davasına dahil edilip hakkında bir hüküm kurulmadığından, taşınmaz üzerine haciz konulması şartlarının gerçekleşmediği- "Tasarrufun iptali davasında ihtiyati tedbir niteliğinde olan İİK. m. 281/2. uyarınca ihtiyati haciz kararı konulduğu, ihtiyati haciz kararının verildiği aşamada kesin haciz isteme hakkı doğmadığından, İİK. m. 106 ve 110. maddelerinin uygulanma yerinin bulunmadığı, icra müdürünün 'ihtiyati haczin kaldırılmasına' ilişkin kararının yok hükmünde olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesince verilen tedbir niteliğindeki ihtiyati haczin mahkemece kaldırılmadıkça dava sonuna kadar geçerliliğini koruyacağı, ihtiyati haciz baştan itibaren geçerli olduğu, sonraki şerhin bu durumun teyidi olduğu, ihtiyati haciz borçlunun satın alınmasından sonra değil öncesinde var olduğundan kaldırılması talebinin reddine dair yerel mahkeme kararının onanması gerektiği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
AAÜT'nin 7/2. maddesinde, 'Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.' şeklinde düzenleme uyarınca avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekeceği-
Tasarrufun iptali davasının kabulü halinde harç ve vekalet ücretinin, takip konusu alacak ile iptal edilen tasarruf konusu şeyin (devrin gerçekleştiği tarihteki) değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hükmedileceği-
Davalının ihtiyati tedbir kararına itirazının 6100 HMK'nin 394/4. maddesi hükmü gereğince ilgililere "gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verileceği" ihtaratını içeren davetiye tebliğ edilerek, davete icabet etmeleri halinde tarafların beyanları alınarak itirazın değerlendirilmesi aksi halde dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken anılan usul hükmü gözardı edilerek sonuca gidilmiş olmasının doğru görülmediği-
Şikayet olunan alacaklının açtığı tasarrufun iptali davasının kabulle sonuçlandığı ve ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü, şikayetçinin açtığı tasarrufun iptali davasının sonuçlanmadığını ve ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmediği- Şikayet olunan alacaklının ihtiyati haczi şikayetçi dosyasından konulan ihtiyati haczin önüne geçtiğinden sıra cetvelinin usulüne uygun olduğu- Şikayetçi dosyalarında şikayet edilenin takip tarihinden önce alınmış bir aciz vesikası bulunmadığı, bu nedenle hacze iştirak koşullarının da oluşmadığı-
Taraflar arasındaki davanın 'genel muvazaaya (TBK.m. 19) dayalı tasarrufun iptali davası olduğu- Bu tür davalarda 'alacağın gerçek olup olmadığının' ve 'alacağın doğum tarihinin' değerlendirilmesi gerekeceği- Tasarrufun iptali davalarında (doğru) geçici hukuki konumu olan 'ihtiyati haciz' (İİK. 281/II) yerine 'ihtiyati tedbir' talep edilmiş olması halinde mahkemece 'ihtiyati haciz kararı' (İİK. 281/II) verilmesi gerekeceği- 'İhtiyati haciz kararı' ile 'ihtiyati tedbir kararı' arasındaki temel farkların neler olduğu?
Vergi cezalarının iptali halinde,  tasarrufun iptali davasının esasına dair bir karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi isabetli olup idare aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Tasarrufun iptali davasının davalısı konumundaki şikayetçi hakkındaki ihtiyati haciz kararının asıl takibin başlatıldığı icra dosyasında tatbik edilmesi nedeni ile teminat karşılığında ihtiyati hacizlerin kaldırılması isteminin icra mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği-