Üçüncü kişi vekili veya yetkili temsilcisinin hazır olmadığı haciz işlemi esnasında, davalı borçlu, işyeri içerisindeki malların üçüncü kişiye ait olduğunu beyan etmiş olup; üçüncü kişi lehine haciz sırasında ileri sürülen istihkak iddiasının, öngörülen hak düşürücü süreyi keseceği-
Mahkemece, tarafların milli hukuklarındaki ilgili konuya ilişkin, tercüme edilmiş kanun maddeleri ilgili bilgi ve belgeler ile olayın çözümü için gerekli olan tüm dökümanları mahkemeye sunmaları için taraflara süre ve imkan tanınmasının, gerekirse Yabancı Hukuk Hakkında B. Edinilmesine Dair Avrupa Sözleşmesi hükümlerinden de yararlanılmasının, MÖHUK'un ilgili maddelerinin olayın çözümünde göz önünde tutulmasının, tarafların milli hukukuna göre gerekli bilgi ve belgeler ile kanun maddelerinin Türkçe örnekleri sağlandıktan sonra dosya ile birlikte Devletler Hususi, İcra İflas ve D. Ticareti konusunda uzman bilirkişiye verilmek suretiyle olayın çözümüne ve menşe ülke hukukuna uygun gerekçeli rapor alınmasının gerektiği-
Sicil kayıtlarından terkin edilen borçlu şirket adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilen ödeme emrinin geçerli olmadığı- Ödeme emri tebliğ edilmediğinden takip kesinleşmemiş olup, geçerli bir haczin varlığından bahsedilemeyeceğinden bahisle istihkak davasının, ön koşul yokluğundan usulden reddinin gerektiği- Davalı yararına maktu vekalet ücretinin takdiri gerekirken, davanın esastan reddi ile nispi vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğu-
Borçluya ait evin ağılında üçüncü kişi olan borçlunun eşinin huzurunda haciz işleminin gerçekleştirildiği, İİK'nin 97/a maddesinde düzenlenen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu- İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişinin, delil olarak işletme tescil belgesine, hayvanların kulak küpe numaralarına ve Tarım Kredi Kooperatifinden çekilen kredi belgelerine dayandığı, hacze konu hayvanların kulak küpe numaraları işletme belgesinde kayıtlı ise de, anılan belgelerin, ilgilinin beyanına dayalı olarak düzenlendiklerinden, istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmediği, kaldı ki; sunulan belgelerin takibe konu borcun doğum tarihinden sonra oluşturulduğu- Mülkiyet karinesinin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin gerektiği-
İcra dosyasının infazen işlemden kaldırılmış olup; istihkak iddia edilen menkuller üzerindeki haciz de kalkacağından, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği- Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin de davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre belirleneceği-
İstihkak davasına konu markanın, mahkeme kararı ile terkin edildiği, iki tarafın kabulünde olduğundan, konusu kalmayan dava ile ilgili esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı- HMK'nın 331. maddesi gereğince davanın açıldığı tarihte, haksız olduğu tespit edilen tarafın yargılama giderlerinden sorumlu olacağı-
Davacının dava dilekçesinde, icra dosyasına yatırılan paranın iadesi talebi bulunmadığından, kesin hüküm oluşturacak şekilde paranın iadesine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile hüküm bozulmuş ve davacı karar düzeltme talebinde bulunmuş olup; icra dosyasına yatırılan paranın iadesinin talep edildiği, iş bu talebin de harçlandırıldığı, mahkemenin, icra dosyasına yatırılan paranın iadesi yönünden hüküm tesisinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı-
Haczin, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, haciz adresinin üçüncü kişi şirketin ticaret sicil kayıtlarında yer alan adresi olduğu, haciz esnasında borçluya ait güncel evraka rastlanmadığı, borcun doğum tarihinden öncesinde yapılan hisse devirleri sonucunda, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağın olmadığı- Borçlu şirket yetkilisinin haciz mahallinde hazır bulunmasının, tek başına, mülkiyet karinesinin borçlu lehine işletilmesi için yeterli görülmediği- Mülkiyet karinesi davacı üçüncü kişi lehine olup, davanın İİK'nin 97 maddesi gereğince 3. kişi tarafından açılmasının ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmayacağı- Mülkiyet karinesinin aksinin alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Alacaklı tarafından delil olarak gösterilen icra dosyası, haciz tutanağı ve ticaret sicil kayıtlarının mülkiyet karinesinin aksini ispat için yeterli olmadığı-
Bilirkişi ücretinin tevdii için verilen, süreye ilişkin ara kararda, alınması gereken delil avansı miktarının tam olarak belirtilmediği, "masrafın gider avansından karşılanmasına, yeterli gelmemesi durumunda tamamlatılması" şeklinde muğlak bir ifade kullanılmasının usulüne uygun kabul edilmeyeceği-
İstihkak davalarının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği- Davalının birden fazla olması halinde davanın, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olacağı- Yetki itirazının ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebileceği-
