Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriterinin esas alındığı, hükme esas alınan raporlarda bu kritere göre hesaplama yapılmadığı anlaşılmakla, dosyadaki fotoğraflar, kaza tespit tutanağı ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine göre değer kaybının tespiti için yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 esas,1990/199 sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et–Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi gerekirken, anılan biçimdeki tespite göre hesap yapan bilirkişi raporundaki TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak yapılan seçeneğin, hükme esas almaya elverişli bir seçenek olmadığı, bu durumda mahkemece; TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak yapılan hesaplamaya göre hüküm tesisinin doğru olmadığı-
Çocuk tarafından açılan babalık davasında artık herhangi bir hak düşürücü süre olmadığı- Mahkemece, davanın Hazine ve Cumhuriyet savcısına ihbar edildikten sonra işin esasının incelenip iddia ile ilgili taraf delillerinin toplanması, DNA incelemesinin yapılması gerektiği-
Davalının hisseleri içinde dava dışı babasından gelen paya isabet eden kısmın kişisel mal olduğu bozma ilamında belirtilmesine karşın hesaplamaya davalının tüm hissesinin dahil edilmesi doğru olmayıp, bu husustaki hata giderilmek üzere bilirkişiden ek rapor aldırılıp oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerektiği-
Mahkemece, kaza tespit tutanağında yapılan kusur belirlemesi yeterli görülerek kusur oranlarının belirlenmesi için rapor alınmadığı, eksik inceleme ile karar verilemeyeceği, bu durumda mahkemece, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumlarının tespiti hususunda, tüm dosya kapsamı davacı tarafın iddiası, tanık beyanları, davalıların savunması gözönünde bulundurularak, kaza tutanağının da irdelendiği, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
8. HD. 10.06.2019 T. E: 2018/4206, K: 5654-
Mahkemece; davacıya ait sigortalı işletmede oluşan hasarların, hırsızlık ve kötüniyetli hareketler klozları kapsamında değerlendirilmesi suretiyle, her iki teminat sebebine ilişkin poliçe hükümleri de dikkate alınıp zarar miktarının hesaplanması; yine, poliçedeki iş durması klozu kapsamında değerlendirme yapılıp bu zarara ilişkin hesaplamanın yapılması hususlarında, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece Makine Mühendisi bilirkişi heyetinden kaza tarihindeki aracın 2. el piyasa değeri belirlenip bu konudaki farklılık giderilip hurda değeri "soltaj" doğru olarak tespit edildikten sonra davacının gerçek zararının doğru olarak hesaplanması gerekeceği-
Davalı, meydana gelen hasardan gerçek zarar miktarı ile sorumlu olup davalının sorumlu olduğu miktarın zarar gören emtiaların niteliğine göre konusunda uzman bilirkişilerce tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Davacılar için de sadece iş gücü kaybı talepleri kabul edilmiş olup tedavi ve hastane masrafları ile bakıcı gideri talepleri reddedilmesine rağmen tüm talepleri kabul edilmiş gibi toplam talep miktarı olan .............. TL ye hükmedilmesinin doğru olmadığı- Manevi tazminatın sınırının onun amacına göre belirlenmesi gerekeceği, takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerekeceği, hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekeceği- Makine mühendisi bilirkişinin raporunda; yeni araç temini için belirlenen 15 günlük süre makul olmakla birlikte davacının yakınlarına yardım amacıyla işinden ve gücünden kaldığına yönelik 7 günlük sürenin hangi delillere dayanılarak tespit edildiğinin belli olmadığı, bu konuda davacı vekiline davacının kaza nedeni ile 7 gün iş ve gücünden kalmasına yönelik ispat imkanı sağlandıktan sonra bu sürede emsal nitelikteki bir aracın (davacı tarafından kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra) kiralama ücretinin miktarına göre araç mahrumiyet bedelinin hesaplanması hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-