Somut olayda, binanın "ağır hasarlı" durumunun depremden kaynaklı olup olmadığının tespiti açısından içerisinde inşaat mühendisi ve jeoloji mühendisinin de bulunduğu uzman bilirkişi heyetinden, dosya içerisindeki eksper raporu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan tespit raporu ile hükme esas alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak, olayın oluş şekli, tarafların ve tanıkların ifadeleri ile tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Taşınmazın değerinin 67.750.611.60 TL olarak gösterildiği, taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazla birlikte satılacak olan teferruatların değeri 5.579.814,40 TL olarak belirlendiği halde bu değerin toplam değer hesabına dahil edilmediği rapor içeriğinden açıkça anlaşılmakta olduğundan, bu durumun ihalenin feshi nedeni olduğu- Satışa hazırlık işlemlerindeki usul ve yasaya aykırılıklar da ihalenin feshi nedeni olup mahkemece ihalenin feshine konu olabilecek bir usulsüzlük tespit edildiği takdirde ihalenin feshine karar vermesi gerekeceği- Taşınmazın teferruat (eklenti) listesinde yazılı teferruatlar ipotek kapsamında olup teferruatın toplam değeri, taşınmazın kıymetine eklenmeden eksik muhammen bedelle ihaleye çıkarılması talep ve talibi azaltıcı nitelikte olup bu husus başlı başına bir fesih nedeni olduğu- İcra mahkemesince taşınmazla birlikte satılan teferruatların değerinin taşınmazın toplam değer hesabında dikkate alınmadan gerçeğe aykırı muhammen bedel üzerinden ihaleye çıkarılması nedeniyle mahkemece yeniden kıymet takdiri raporu alınmasına gerek olmadan ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
Hükme esas alınan maluliyet raporu her ne kadar kaza tarihindeki yönetmeliğe göre alınmışsa da yaralanma nedeniyle maluliyet oranı belirlenmesi için ileri derecede skar dokusu bozulması veya vücudun en az %1'ini kapsaması gerektiğine, rapordaki değerlendirmenin yönetmelikteki arızanın tanımı ve ağırlığına uygun olmayabileceği şüphesi bulunduğuna göre davacının yaralanması sonucu oluşan yara izinin ömür boyu maluliyete sebep olup olmayacağı hususundaki tespitlerin yeterli olmaması sebebiyle yakın bir üniversite hastanesinden davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun ve temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle içerisinde plastik cerrahın veya dermatoloji uzmanının da bulunduğu heyetten yeni bir rapor alındıktan sonra aktüer bilirkişiden rapor alınarak karar verilmek üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekeceği- İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13. ve 17. maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceği-
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacının yerleşim yerine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği- İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli heyet raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği- İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak ilgili mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 10.01.2022 tarihli trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına yönelik tazminat talebine ilişkindir...
4. HD. 29.01.2025 T. E: 2023/3770, K: 1238
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 23.11.2019 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir...
Gerçek bir alacağı bulunan alacaklıya borçlunun bir başkasından olan para alacağını temlik etmesinin ticari örfe dayalı geçerli bir ödeme aracı olduğu, burada önemli olanın temlik alanın, bu temliki gerektirir nitelikte ve boyutta borçludan alacağının olduğunun sabit olması olduğu- Mahkemece yerel mahkemenin Dairemizin 27.12.2021 tarih ve 2021/1874 E., 2021/11075 K. Sayılı bozma ilamından sonra bilirkişi incelemesi yaptırıp yaptırmadığının sorularak yaptırılmış olması durumunda bu bilirkişi raporunun dosya kapsamına alınarak, davalı 3.kişi şirketin Kırşehir Kaman, Değirmenözü Göleti inşaatının ne kadarını yaptığının tespiti ile oluşacak sonuca göre, davalı 3.kişi şirketin Kırşehir Kaman, Değirmenözü Göleti inşaatının yaptığı kadar kısım yönünden alacağın temliki tasarrufu yönünden davanın reddine, ancak yaptığı kısımdan fazla alacağın temliki yapılmış olması durumunda bu kısım yönünden ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği- Davalı şirketin, borçlu diğer davalı şirketten toplam alacağı ile kendisine yapılan temliki tasarruf arasında misli fark bulunmadığı, 'davalı şirketin alacağının gerçek alacak olduğu, davacının alacağından önce doğduğu, borçlunun para alacağını temlik etmesinin ticari örfe göre geçerli bir ödeme aracı olduğu, borçlunun alacaklılarına ızrar kastının bulunduğu ve davalı şirketin de bu hususu bildiği iddiasının kanıtlanamadığı, dolayısıyla tasarrufun iptali şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
