Ecrimisil isteğine-
İş kazası sonucu meslekte kazanma gücü kaybı oranı raporlar arasında farklı belirlenmiş olup, çelişkiyi gidermek için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulundan alınan raporda ise %37,0 maluliyet oranı tespit edildiği; yapılan yargılama neticesinde kurum tarafından tespit edilen maluliyet oranının davacı lehine değiştiğinden, yargılama giderleri ve vekalet ücretine davacı yararına hükmedilmesi gerekirken davalılar yararına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Bilirkişi raporunu yetersiz bulan mahkeme hakiminin aynı bilirkişilerden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden yeni bir rapor almaksızın kendi hukuki bilgisi ile değerlendirme yapmasının ve bilirkişi düşüncesine aykırı biçimde karar vermesinin yasal olarak mümkün olmadığı-
Kaçak elektrik bedelinin belirlenmesinin hakimin hukuki bilgisi ve genel hayat tecrübelerine göre değerlendirebileceği bir konu olmayıp, uzman bilirkişi incelemesini gerektiren teknik bir konu olduğu, mahkemece bu konularda HMK 266. ve devam eden maddeleri uyarınca uzman bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak rapor alınması gerekeceği-
Dava konusu olan su kullanımından kaynaklanan ve menfi tespit istemine konu bedelin belirlenmesinin, hakimin hukuki bilgisi ve genel hayat tecrübelerine göre değerlendirebileceği bir konu olmayıp, uzman bilirkişi incelemesini gerektiren teknik bir konu olduğu, mahkemece bu konularda HMK 266 ve devam eden maddeleri uyarınca başka bir uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması gerekeceği-
Hakimin bilirkişi raporuyla bağlı olmadığı, bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği; ancak bilirkişi raporundan farklı karar verme cihetine gidilmesi durumunda farklılığın yasal zeminde izahı gerekeceği-
Tazminat davası-
Kural olarak, bilirkişi raporları arasında çelişki varsa hakimin çelişkiyi gidermeden karar veremeyeceği-
Isparta Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yazısında, dava konusu yerin 14.03.2011 tarihinde onaylanan kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı, onaylanan kıyı kenar çizgisinin 1 ay süre ile ilan edildiğinden, ilgililere bizzat bildirim yapılmadığı için kıyı-kenar çizgisinin kesinleşmediği ve bağlayıcılık niteliği kazanmadığı; bilirkişi heyetince kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi gerektiği- 
... İl Müdürlüğü yazısında, dava konusu yerin 14.03.2011 tarihinde onaylanan kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı, onaylanan kıyı kenar çizgisinin 1 ay süre ile ilan edildiği bildirilmiştir. Bu durumda; ilgililere bizzat bildirim yapılmadığı için kıyı-kenar çizgisinin kesinleşmediği ve bağlayıcılık niteliği kazanmadığından, bilirkişi heyetince kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi gerektiği-