Mahkemece; dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, 2008 yılı acil formaları ve defter kayıtları ile yine aynı yıla ilişkin bilgisayar kayıtları da incelenmek sureti ile davalı tarafça muayenesi yapılmadığı halde onun tarafından muayene edilmiş gibi gösterilen hastalar sonucu davalının fazla ek ödeme alıp almadığı konusunda, önceki bilirkişi raporları arasında çelişkileri giderecek ve itirazları da karşılayacak şekilde taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak; sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece; dosyanın önceki bilirkişiler dışında alanında uzman 3'lü bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi suretiyle davalı kurumun davacı taraftan isteyebileceği elektrik bedelinin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 19. maddesine göre hesaplanması konusunda denetime elverişli bir rapor alınması,hükmün kurulmasına ilişkin olarak yukarıda ifade edilen hususların da gözetilmesi suretiyle hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Mahkemece; dava dosyasının elektrik tüketim hesabı konusunda uzman olan bir elektrik mühendisi bilirkişi ya da bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınması gerekirken, hükme esas almaya yeter nitelik ve yeterlilikte olmayan raporlara dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı-
İmzaya itiraza İlişkin mahkemece yaptırılan inceleme sonucunda bilirkişi raporları arasında çelişki olması durumunda, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden ve ehil bilirkişilerden oluşacak bir kuruldan mütalaa alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, davacının abonelik dosyası ve ilgisi nedeniyle davacı vekilinin 27.06.2014 havale tarihli beyan dilekçesi içeriğinde bahsettiği Antalya 7. İcra Müdürlüğünün 2014/1279 E. sayılı takip dosyasının da dosya içerisine alınması sonrasında, dava konusu bedel hakkında, konusunda uzman mühendis bir bilirkişiden, yürürlükteki mevzuat hükümleri dikkate alınarak, tereddüte yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı ve açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor aldırılıp, sonucu dairesinde bir hüküm kurulması gerekeceği-
Dava konusu olayda; her ne kadar bilirkişi görüşüne başvurulmuş ise de; mahkemenin hükmüne esas aldığı raporu düzenleyen bilirkişinin serbest muhasebeci mali müşavir olup, uyuşmazlık konusunda uzman olmadığından, raporuna itibar edilemeyeceği-
Alacak davasında, davalı idarenin savunması üzerinde durularak, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi hükümleri de değerlendirilmek suretiyle, gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden taraf, hakim ve Yargıtay denetimine açık bir rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekeceği-
Ecrimisil isteğine-
İş kazası sonucu meslekte kazanma gücü kaybı oranı raporlar arasında farklı belirlenmiş olup, çelişkiyi gidermek için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulundan alınan raporda ise %37,0 maluliyet oranı tespit edildiği; yapılan yargılama neticesinde kurum tarafından tespit edilen maluliyet oranının davacı lehine değiştiğinden, yargılama giderleri ve vekalet ücretine davacı yararına hükmedilmesi gerekirken davalılar yararına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Bilirkişi raporunu yetersiz bulan mahkeme hakiminin aynı bilirkişilerden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden yeni bir rapor almaksızın kendi hukuki bilgisi ile değerlendirme yapmasının ve bilirkişi düşüncesine aykırı biçimde karar vermesinin yasal olarak mümkün olmadığı-