Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan İİK. mad. 179/a uyarınca mahkemece kayyım atanmasına karar verilmesi, kayyımın 3'er aylık dönemler halinde vereceği raporlar üzerine, iflasın ertelenmesi isteminden sonraki gelişmeler de incelenip, davacı şirketin iyileştirme projesinde yer alması gereken somut, inandırıcı, gerçekçi verilere dayalı olarak iyileştirme gösterip göstermediğinin bilirkişi raporu ile değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği- Kayyım raporlarında şirketin denetlendiği her döneme ilişkin aktif ve pasif durumunun ayrıntılı olarak açıklanması ve verilen ihtiyati tedbirlerle birlikte davacı şirketin mali durumunda düzelme olup olmadığı, iyileştirme projesinin uygulanıp uygulanmadığı ve borca batıklıktan kurtulma yolunda somut adımlar atılıp atılmadığı hususlarının ayrıntılı ve denetime elverişli olarak açıklanması gerektiği- Mahkemece, kayyım raporlarının yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda hazırlanıp hazırlanmadığının denetlenmesi, bu hususları içermeyen eksik ve yetersiz denetim ile hazırlanan raporlara itibar edilmemesi gerektiği- İİK'nın dava tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6103 s. Kanun ile değişik 179/a-1 ve 2. fıkraları, "1- Mahkeme, iflâsın ertelenmesi isteminde bulunulması üzerine, envanter düzenlenmesi ve yönetim kurulunun yerine geçmesi ya da yönetim kurulu kararlarının onaylanması için derhal bir kayyım atar; ayrıca şirketin ve kooperatifin malvarlığının korunması için gerekli diğer önlemleri alır. 2- Kayyımın atanmasına ilişkin karar, kayyımın mahkemece belirlenmiş görevleri ve temsil yetkisi ile bunların sınırları ve iflâsın ertelenmesine ilişkin talep 166. maddenin ikinci fıkrasındaki usul ile mahkeme tarafından ilân ve ticaret siciline tescil ettirilir. Mahkeme bu arada erteleme talebini karara bağlar." şeklinde olup, iflas erteleme yargılamasına ilişkin hu hükmün derhal uygulanması gerektiği-
Söz konusu hukukçu-hesap bilirkişisi ile destekten yoksun kalma tazminatı hesap uzmanı bilirkişiler su borcundan kaynaklanan alacakların hesaplanması konusunda rapor hazırlamaya ehil ve yeterli olmadığından, bu bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm tesisinin mümkün olmadığı-
Rapor düzenleyen bilirkişinin, atık su tüketim bedeli hesabı konusunda uzman olmadığı; bu nedenle, bilirkişi olarak dinlenemeyeceği, uzman bilirkişi tarafından, davacının tahakkuk ettirdiği bedelden davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi, davalının sorumlu olduğunun tespiti halinde, davalının ödenmesi gereken atık su bedelinin ayrıca sözleşme ve yönetmelik hükümlerine göre hesaplanması gerekeceği-
Ecrimisil isteği-
Paydaşlar arasında ecrimisil isteği-
Muvazaalı yapılan devir işlemlerinin iptali ile markaların davalı adına tesciline karar verilmesi talebiyle açılan davada, bilirkişiler "marka değeri belirlemede uzmanlıkları olmadığını" açıkça belirttikleri gibi; "marka bedelinin ödendiğine ilişkin kayıtların yer aldığı davalının ticari defterlerinin de usulüne uygun kapanış onayının bulunmadığını" da açıklamış olduklarından, hükme esas alınabilir nitelikte olmayan bu rapora dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğu-
İstihkak davasında, kuyumcu bilirkişi refakate alınarak keşif yapılmak suretiyle, mahcuzlar ziynet ve altınların dava konusu olan mahcuzlar ile aynı olup olmadığına ilişkin denetime elverişli, rapor düzenlettirilmesi gerektiği-
Davalı sigorta şirketinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile güvence altına alınan aracın karıştığı trafik kazasında, davacının murisinin vefat etmesi sonucu uğranılan destekten yoksun kalma tazminatının tahsili talebine-
Bilirkişi raporunu yetersiz bulan mahkeme hakiminin başka bir uzman bilirkişiden yeni bir rapor almaksızın tanık beyanlarını esas alarak teknik bilirkişi raporuna aykırı değerlendirme yaparak karar vermesinin yasal olarak mümkün olmadığı-