Davalının kullandığı kısım nedeniyle ecrimisilden sorumlu olacağı- Taşınmazların boş arsa olarak dava konusu edilen ilk dönemde getirebileceği kira parasının davacının üst hakkı nedeniyle taşınmaz malikine de ödediği bedel de dikkate alınarak belirlenmesi, sonraki dönemler için de ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktarın (temyiz edenin sıfatı da dikkate alınarak) hüküm altına alınması gerektiği-
Kaçak elektrik bedelinin belirlenmesinin hakimin hukuki bilgisi ve genel hayat tecrübelerine göre değerlendirebileceği bir konu olmayıp, uzman bilirkişi incelemesini gerektiren teknik bir konu olduğu, mahkemece bu konularda HMK 266 ve devam eden maddeleri uyarınca uzman bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak rapor alınması gerektiği-
Rapor düzenleyen bilirkişinin davanın konusunu oluşturan su bedeli hesabı konusunda uzman olmadığı, bu nedenle bilirkişi olarak dinlenemeyeceği-
Mahkemece öncelikle dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, yangının çıkış noktasını, malzemelerin yangının çıkış noktasına uzaklığını ve malzemelerin depolama koşullarını saptayarak kusur değerlendirmesi yapılarak, somut verilere dayalı, gerekçeli ve denetime uygun bilirkişi raporu alınarak, toplanan tüm deliller birlikte, hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece; dava dosyasının telefon aboneliğinden kaynaklanan dava konusunda bilişim ve telekomünikasyon alanında uzman bir bilirkişiye verilerek davalı tarafın talep edebileceği bedelin denetime elverişli bir şekilde değerlendirilip, hesaplanması için rapor düzenletilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, konusunda uzman olmayan bilirkişiden alınan yetersiz rapor doğrultusunda hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine ilişkin bilirkişi raporu ile takibe konu senetteki imzanın “itiraz eden borçluya” ait olmadığı yönünde kesin kanaat bildirdiği belirlendiğine ve icra takibinin dayanağı olan bonoda alacaklının lehdar olup, borçlunun ise avalist olduğu ve bu durumda, lehdar ile imzaya itirazı kabul edilen avalistin doğrudan ilişki içinde olduğu belirlendiğinden, alacaklının, avalist imzasının adı geçene ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğunun kabulü gerektiğinden avalist imzasının borçlunun eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan bonoyu alan alacaklı, ağır kusurlu kabul edileceğinden tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması gerektiği-
Trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı ve ikame araç bedelinin tazmini istemi-
Hükme esas alınan teslim fişindeki imzanın davalı çalışana ait olduğu yönündeki 2. bilirkişi raporuna neden üstünlük tanındığının karar gerekçesinde tartışılmamasının hatalı olduğu- İrsaliyeli faturalar altında teslim alan bölümünün sağ tarafında paraf şeklinde bulunan imzaların kime ait olduğu yönünden araştırma ve inceleme yapılması gerektiği-
Kural olarak, bilirkişi raporları arasında çelişki varsa hakimin çelişkiyi gidermeden karar veremeyeceği-
Dava konusu baz istasyonunun yönetmelikte belirtilen limit değerlere ve güvenlik mesafesine uygun olup olmadığı, davacının sağlığına zarar verip vermediği konusunda tarafların göstermiş oldukları deliller toplanıp, uzman bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak alınacak bilirkişi raporları ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-