Senedin rakamla yazılı bedel hanesinde tahrifat yapıldığının saptanması halinde yazı ile gösterilen bedel hanesine itibar edilemeyeceği- Senedin rakam hanesinde tahrifat bulunduğu iddiası yönünden bilirkişi raporu alınması gerektiği-
Hükme esas alınan bilirkişi raporu, faturada belirtilen işçilik ücretleri esas alınarak düzenlendiğinden, parça ve işçilik ücretleri konusunda açıklama ve ayrıntı içermediğinden bilirkişi raporunun bu haliyle gerçek zararı göstermekten uzak olduğu, hasar miktarı ayrıntılı olarak belirlenmediğinden denetime elverişli olmadığı-
Taraflar arasındaki tazminat davasında, protokol bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davalının 20 yıl boyunca tren yolunu ve limanda buna ilişkin ayrılan iskeleyi kullanma taahhüdü altına girdiği, seferlerin durdurulmasından kaynaklı davacı zararının da davalı yanca karşılanması gerektiği sonuca varıldığı- Mahkemece, uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp, protokol ve TBK'nun 408. maddesi hükümleri değerlendirilip, davacının seferlerin durdurulması sonucu yapmaktan kurtulduğu masraflar düşülüp, geçmişteki ortalama vagon taşıma ile iskele ve demir yolu kullanımı sonucu alınan ücret değerlendirilip, tazminat miktarının belirlenmesi ile sonuca gidilmesi gerektiği-
Bilirkişi raporunda imzanın borçlunun eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde "kesin bir görüş" bildiriminde bulunulmadığı görülmediğinden, bilirkişi raporunda yer alan belirsizliğin borçlu lehine yorumlanmasının zorunlu olduğu; takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu senetteki imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı olup, bu iddiayı ispat külfetinin de alacaklıya ait olduğu- Adli Tıp Kurumu'nca düzenlenen rapor içeriğine göre borçlunun itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece hükme yeterli bir araştırma yapıldığının söylenemeyeceği, hükme esas alınan inşaat ve ziraat bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda; denetime elverişli emsal kira bedelleri karşılaştırılmadığı gibi, ecrimisil hesaplamasında, ilk dönem ecrimisil tutarının belirlenip, sonraki dönemler için ecrimisil değerinin, ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere hesaplanması gerekirken, geriye dönük olarak hesap edilmiş olmasının doğru olmadığı-
"Davalı fatura bedellerini davacıya kargo yolu ile göndermiş olduğu çekle ödediğini, çekin kaybedilmesinde bir sorumluluğu bulunmadığını", davacı ise "davalı tarafından kendisine çek gönderilmediğini" belirttiğinden, ispat yükümlülüğünün davalı tarafa düştüğü- Mahkemece davacının ticari defter ve belgeleri incelenmeden, davalının ticari defter kayıtları esas alınarak hüküm kurulmuşsa da, davalının ticari defterlerindeki kayıtların dayanak belgeleriyle doğrulanmadığı takdirde tek başına ödeme konusunda ispata yeterli olmayacağı- Mahkemece davacı ticari defter ve belgelerinin bulunduğu yerde bilirkişi incelemesi yapılması için talimat yazılarak alınacak rapor da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği-
Borçlunun birden fazla evi var ise, istediği taşınmazla ilgili haczedilmezlik şikayetinde bulunabileceği- Şikayete konu taşınmazın değeri, bilirkişi raporu doğrultusunda 378.000,00 TL; borçlunun haline münasip alabileceği evin değeri ise 120.000,00 TL olarak tespit edilmesi durumunda, mahkemece, şikayetin kısmen kabulü ile haline münasip evi alabilmesi için gerekli olan 120.000,00 TL' nin borçluya, kalanının ise hak sahiplerine ödenmesine ve taşınmazın 120.000,00 TL'den az olmamak üzere satılmasına karar verilmesi gerektiği-
"Ayıp iddiası yönünden, davalının itirazlarını de değerlendirecek biçimde ayrıntılı rapor alınıp, satılan malın ayıplı olduğunun tespiti halinde süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunulmadığı yönünden de araştırma ve inceleme yapılması" gerektiğine değinen bozma kararı gereğince "3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken" tek bilirkişiden rapor alındığı ve bu raporda bozma kararında açıklanan hususlarda yeterli inceleme ve izahata yer verilmemiş olduğu anlaşıldığından hükmün bozulması gerektiği-
Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dosyada alınan ATK raporu ile işbu davada makine mühendisi tarafından düzenlenen rapor arasında kusur dağılımına ilişkin çelişki olduğundan İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan tarafların kusur durumuna ilişkin, çelişkilerin giderilmesi yönünde denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Şikayet konusu yapılan araçların tamamı yönünden fiilen kamu hizmetinde kullanılıp kullanılmadıkları ya da nitelikleri gereği hacizlerinin mümkün olup olmadığının raporda belirtilmediği görüldüğünden,mahkemece, bozma ilamı gereğince bilirkişilerden ek rapor alınarak, gerektiği takdirde yeniden keşif yapılarak, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu alındıktan sonra karar verilmesi gerekeceği-
