Borcun kabulünden feragat olmayacağı; borcun kısmının açıkça kabul edilmesi halinde bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiği-
Oran göstermeksizin faize oranına yapılan itirazın; yasal faiz oranını aşan miktar için yapıldığının kabul edilmesi gerekeceği-
Müddeti içinde yapılan itirazın takibi durduracağı; itirazın durdurulması için icra müdürü tarafından bir karar alınmasına gerek olmadığı gibi, aksine alınan kararın da sonuç doğurmayacağı- İtiraz kaldırılmadan tahliyeye karar verilemeyeceğinden, öncelikle bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Bankacılık Kanunu’nun 138/4. maddesinde; “Fonun alacaklı olduğu ve İcra İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde, borçlular tarafından yapılan itirazlar satış dışında takip işlemlerini durdurmaz" hükmüne yer verildiği fakat bu istisnai düzenlemeden, anılan Kanunun 143. maddesinde belirtilen varlık yönetim şirketleri yararlanamayacağı-
İcra müdürlüğünün takibin durdurulmasına ilişkin kararı bildirici nitelikte olup, borçlu tarafından süresinde icra dairesine yapılan itirazla birlikte takip, kanun hükmü gereğince kendiliğinden duracağı ve duran takibe devam edilebilmesinin, alacaklı tarafından borçlunun itirazının hükümden düşürülmesine bağlı olduğu-
Fon alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin olarak Bankacılık Kan. 138/4'de yer alan "borçluların itirazlarının satış dışındaki takip işlemlerini durdrumayacağı"na dair istisnai düzenlemeden varlık yönetim şirketleri yararlanamayacağı-
Alacaklı tarafından borçlu hakkında açılan alacak davasında "....5 aylık kira bedelinin ... davacıya ödenmesine,..." karar verildiği anlaşılmakla, sözü edilen ilam, alacak davasının yapılan yargılaması sonucu verilen bir ilam olup; bu ilama dayalı olarak alacaklının, borçlunun itirazı ile duran icra takibine devam edilmesini isteyemeyeceği- Alacaklı tarafından itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yolunda bir karar icra dairesine sunulmadığına göre takibin devamına olanak bulunmadığı-
Alacaklının fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak üzere borçlu vekilinin itirazı doğrultusunda takip öncesi ve takip sonrası yasal faiz işletilmesine ilişkin beyanının, faiz alacağının yasal faizle sınırlandırıldığı anlamına gelmeyeceği, alacaklının beyanı, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak üzere, icra takibinin kabul edilen kısmı yönüyle devamını sağlamaya yönelik bir talep olduğundan, mahkemece, takibe konu alacağa takip öncesi ve sonrası uygulanacak faizin türü yönünden inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmesinin bozma sebebi olduğu-
