Davalı borçluya gönderilen ödeme emrinin usulsüzlüğünün dava dilekçesinin tebliği tarihinde öğrenildiği kabul edilerek davalı borçlunun tebligatın usulsüzlüğünü İcra Mahkemesi'nde şikayet yolu ile ileri sürüp, tebliğ tarihini düzelttirmediği gibi, süresinde de itirazda bulunmadığından yapılan tebligatın kesinleştiği-
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 18. maddeleri gereğince, vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğu, asile yapılan tebligatın hüküm ifade etmeyeceği-
Davalı kiracıya dava dilekçesi ve duruşma gününün muhatap çarşıda olduğundan isim ve imzadan imtina eden en yakın komşusuna haber verilip haber kağıdı kapıya yapıştırılarak muhtara tebliğ edildiği bildirilmişse de tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi”nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığı belirtilmeyip, haber verilen komşunun kim olduğuna ilişkin tespite yarar bir kayıt da bulunmadığından tebligatın usulsüz olduğu-
Borçlu adına çıkartılan satış ilanı tebligatının, muhatabın tevziat saatlerinde çarşıda olduğunu beyan eden komşunun imzası alınmadan ya da imzadan imtina ettiği mazbataya şerh verilmeden ve haber bırakılan komşunun adı ve soyadı da tesbit edilmeden yapıldığı anlaşıldığından, şikayetçi borçluya yapılan satış ilanı tebliğ işleminin, TK'nun 21/1 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1. maddelerine aykırı olduğu-
Tebligat Kanunu'nun 10/2 ve 21/2. maddelerini farklı şekilde yorumlayarak muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine başka adresi bilinmiyor diyerek doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılmasının yasaya aykırı olacağı ve bu davranış aynı zamanda muhatabın savunma hakkının kısıtlanması anlamına geleceğinden, ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğuna karar verilerek, borçlunun öğrenme tarihi olarak beyan ettiği tarihe göre 5 günlük yasal süre içerisinde yapıldığı tespit edildiği taktirde icra takibine itirazlarının esasının incelenmesi gerektiği-
İcra mahkemesinin ödeme emrinin tebliğindeki usulsüzlüğü kendiliğinden nazara alamayacağı- Kesinleşen takip üzerine yasal sürede ödemede bulunulmadığından davalı kiracının temerrütünün gerçekleştiği-
Davalı kiracıya dava dilekçesinin Tebligat Yasasının 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmişse de tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi” nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığı belirtilmediğinden tebliğ işleminin Tebligat yasasının değişik 21/2.maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemeyeceği- Komşu imzası ya da imzadan imtinaya ilişkin bir kayıt bulunmadığından Tebligat Kanununun 21/1.maddesinde belirtilen usule uyulmadığı-
İhalenin feshini talep eden borçlu yabancı uyruklu olduğundan, adrese dayalı kayıt sistemine ilişkin hükümlerin kendisi hakkında uygulanamayacağı ve ipotek akit tablosunda yazılı adresine Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebligatların yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığı-
Şikayetçinin menfaatinin muhtel olmaması nedeniyle reddi halinde işin esasına girilemeyeceği- İlanın bir suretinin borçlu, alacaklı ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan alakadarlarının tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ edileceği- Taşınmazda pay sahibi olan kişiye satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmemesinin başlı başına ihalenin feshi nedeni olduğu- Tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sistemine ilişkin olarak şerh verilmeden dağıtıcı tarafından 2l/2. maddeye göre tebliğ işlemi yapılamayacağı-
İcra dairesince borçluya yeni ödeme emri tebliğ edilmedikçe ve ödeme emrinde belirtilen ödeme süresi geçmedikçe alacaklı tarafça haciz istenmeyeceği gibi, bu koşullar oluşmadan önce konulan hacizlerin de geçersiz olması gerekeceği-
